Sanırım ortaokul zamanlarımda idi Dede korkut hikayelerini okuduğum zamanlar üstünden yıllar geçti bir hatırlayım dedim elime bu kitap geçti oğuzların kudretli bir beyleri bir otağda toplanırlar bakar ki pay püre bey her beyin ardında bir oğul oturmakta kendi ardı boş hüzünlenir beyler sebebini sorunca oğlunun olmamasını adının süremeyecek oluşunu söyler hep bir ağızdan dua ederler bir oğlu olması için aynı otağda olan Pay Biçen bey de tam tersi dertlidir oğlundan o da bir kızı olmasını olursa kızını püre beye vereceğini söyler ona da hep bir ağızdan dua ederler işte böyle başlar hikaye bir oğul olur adı Bamsı Beyrek olur bir kız olur adı Banu Çiçek olur aşkları daha doğmadan başlar iki aşığın yiğitlikleri ise dillere destan olur. Hikaye güzel olunca okunuyor okunmasına da bu dini alıntılar da olmasa daha iyi olurmuş Göktürklerden bahsediyoruz o zaman islamiyet nerede namaz nerde ? nerden çıktı neden sayfalara kondu bilinmez bunun yerine kendi öz türk adetleri ve örfleri ile süregelmiş olsaydı daha iyi olurdu .