Bitirince “Ben ne okudum ya?” dedirten bir kitap
Puan vermedi·416 syf.··
2026 4. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 23:02
Evet, bana tam da bunu dedirtti. Kitap daha en başından daha reşitliğini yeni dolduran Selmin karakterinin mide bulantıları ve diğer semptomlarından kaygı seviyesi yüksek annesi Mefharet’in hamile olduğundan şüphelenmesi ve doktor olan kardeşi Besim ile birlikte bunu araştırmak istemesi, bir yandan ağabeyi Samim’den şüphelenmesi ile başlıyor. Evet yanlış okumuyorsunuz, kızının öz dayısının kızını hamile bıraktığından şüpheli hanımefendi. Kızının hamile olduğu tahmininin doğru olduğunu söylemesi ve kimden olduğunu söylememesiyle bu şüphesi iyice kuvvetleniyor çünkü kızının eski nişanlısından başka bir erkekle görüştüğünü düşünmüyor, ondan intikam almak için yaptığını düşünüyor. Kadının bu şüphelerinden bile kitap yazmakla uğraşan büyük dayı Samim’in karanlık olabilecek yönünü tahmin etmeye başlıyoruz. Samim bu şüphelere şok olarak yeğeni Selmin’in eski nişanlısı ve aynı zamanda kendisinin de görüştüğü kız Meral’in ağabeyi olan Ferhat ile birlikte olmasını annesi Mefharet’in mecbur kabul etmesi için uydurduğunu anlıyor ve yeğeni ile Meral hakkında bilgi alma karşılığında anlaşma yapıyorlar. Vurguluyorum, Meral Samim’in yaptığı her şeyi çılgınca merak ettiği, romantik anlamda beklentilerinin olduğu ve başka biriyle flört ya da evlenme için görüşmesini tahammül edemediği kız. Burası bomba: kızın annesi ile yıllar önce romantik ve cinsel bir birliktelikleri olmuş. Kitabın sonlarına doğru yazar Peyami Safa bence açık bir kısım bırakmış, biz okurların yorumuna sunmuş. Meral’in Samim’in biyolojik kızı olma ihtimali var mıdır?… Daha buraya kadarki spoiler niteliğinde yorumlamamdan da çıkarırsınız ki kitap insanın varoluşsal yalnızlık acılarını, karanlık bir ben tarafımızı, yaşanan çarpık ilişkileri, kişilerarası güvensizliğin yoğunluğunu, modernitenin etkisiyle bir anda gelenekleri bastırmaya çalışarak çizgilerden nasıl fazlasıyla çıkabilineceğini çarpıcı şekilde gözler önüne seriyor. Freud, Jung, Nietzsche ve spiritüelist yapılanmalardan fazlasıyla esinlenmiş, insanın sosyal kimliği ile gerçek kimliğinin çatışmasından doğan kocaman ikilemler ve doyurulması zor olan boşluklarının 1950li yıllarda da temel kişisel varoluşsal sorunlar olduğunu yaşatıyor 2026’da okuyan birine de… Ufak bir ekleme: Kitabın sonlarında Meral’in annesi Necile’nin ölümüyle Samim 25yıl önce onunla seviştiğini ve o sıralarda Meral’in henüz dünyaya gelmediğini hatırlıyor ve bunu hatırladığı anda baygınlıklar geçirmeye başlıyor. Benim yorumum Türkiye toplumunda evlilik dışı ilişkiden olan çocukların toplum tarafından dışlanması sebebiyle Samim yıllarca Meral’in biyolojik babası olduğu gerçeğini çevreden saklarken yıllar içinde bu sırrı unutup kendisine yabancılaşıyor, sosyal rolüne kendisini fazlasıyla kaptırmasıyla birlikte Meral’e ilgi duymaya başlıyor ve o yüzleşme anında kaçmaya çalıştığı gerçekle yüzleşiyor. Görünen resmin arkasında uzunca ve trajik gerçeklerin olduğunu bir kez daha gün yüzüne çıkarıyor kitap…
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202527,3bin okunma
··
44 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Keyifle okudum, emeğinize sağlık👏👏
B.G.
Gönderi Sahibi
Ne mutlu teşekkürler 🙏🏻😌