Harflerin hecelere, hecelerin kelimelere, kelimelerin cümlelere dönüştüğü büyülü bir metin bu. Marcel Proust cümleleri adeta ahenkle dans ettirmiş. O cümlelerin içinden aşk, tutku, sanat, müzik, vazgeçiş, kabulleniş ve geçmişe yapılan yolculuk akıp gidiyor. Combray’i öyle bir anlatıyor ki okur olarak büyülü bir gerçekliğin içine giriyorsun. Swann’ların Tarafı’ndayken bir yandan diğer tarafta dolaşıyor, tabloların içinde geziyor, bir müzik cümlesinin titreşimini duyuyor, balolarda ve sohbetlerde sen de var oluyorsun. Bu kitap sadece okunmuyor; içine giriliyor.
Ama kolay bir metin değil. Zorlayıcı. Odak isteyen. Bazen tek bir cümle bir sayfa sürüyor. Anlatıcıyla birlikte biz de geçmişe dönüyoruz; bir koku, bir dokunuş, bir tını bizi kendi geçmişimize götürüyor. Kendi aşklarımızı, hatalarımızı, kırgınlıklarımızı sorguluyoruz. Kıskançlığın en gizli delhizlerinde geçmişimizle yüzleşiyoruz. Swann’ı o karanlık kuyudan çıkarmaya çalışırken aslında kendi içimize bakıyoruz.
Swann’ın Odette’e aşkı da bu büyünün içinde doğuyor. Sevdiği bir tablodaki ayrıntıyı Odette’in yüzünde gördüğü an, zihninde bir bağ kuruyor. O ana kadar güçlü bir duygu hissetmeyen Swann, estetik hayranlığını Odette’le eşleştirdiği anda âşık oluyor. Peki bu gerçekten aşk mı? Yoksa kendi zihninde canlandırdığı bir imgeye, yaşamak istediği başka bir rüyaya mı tutuluyor?
Odette’i olduğu gibi sevmiyor; onu sevdiği tabloların, bir müzik cümleciğinin içine yerleştirerek seviyor. Belki de âşık olduğu kadın değil, kendi kurduğu aşk fikri. Onu elinde tutma çabası, hiçbir zaman tam olarak kendisine ait olmayan bir kadını değil; kendi zihninde yarattığı duyguyu kaybetmeme çabası.
Bir kitap sanat kokar mı?
Swann'ların Tarafı sanat kokuyor.
Bayağı görülebilecek bir aşk hikâyesini sanat eserine dönüştürüyor. Belki sıradan diyeceğiniz bir kasaba, onun cümlelerinde büyülü bir kasabaya dönüşüyor.
Ve biz okur olarak sadece okumuyoruz; yaşıyoruz.
Seda ŞenayZeynepSOfistekikitapkurduSelin BALCIP011yanna ve Aurelia Kitaplarla Yaşam Kulübündeki arkadaşlarla bu büyülü metnin içinde beraber yol almış ve seriyi tamamlamaya karar vermiş olmanın mutluluğu ve de böyle büyülü bir metni dostlarla aynı anda okumak da anlatılamaz hissiyat..