Tüm cesaretimi toplayıp, bir elim kalbimde, bir gözüm de kapalı olaraktan okuduğum bir Robert Hunter kitabını daha midemde ve beynimde yarattığı spazmlara rağmen bitirebildiğim için çok mutlu ve gururluyum.:))
Chris yine yapmış yapacağını, gerçekler açığa çıktığında asıl suçlu kim idi?
Kurban mı? Katil mi?
Azmettiren mi? Azmettirilen mi?
Doğruyla yanlışın, vicdanla aklın birbirine karıştığı, herkesin biraz suçlu herkesin de biraz masum olduğu bir kitaptı ve ölüm sahneleri yine fenaydı, çok çok fenaydı. Bazı yazılanların korkunçluğuna dayanmadığım için o sayfaları atlayaraktan okuduğum aşırı gerçek.
Canlarım, ciğerlerim Huntercığım ve Garciacığım bu seferde çok zorlu bir davayla haşır neşir oldular ama ne haşır neşir olmak, akıllara ziyan. Bu kitapta işleri çok daha zordu çünkü katile dair hiçbir ipucu, hata yada açık bulamadılar. Katil kusursuza yakın mükemmellikte ve zekadaydı. Kitabın sonlarına doğru gerçekleşen Robertın aydınlanma sahnesi ise biraz hızlı ve şansa dayalı gibi oldu ama neyse, yine de seviyorum merkez hiç sıkıntı yok.:)
Chris kimsenin aklına hayaline gelemeyecek gizem gerilim suç kurgularını, toplumun çürümüşlüğünü, insanlığın hiçbir masumluğunun kalmayışını, özgürlük adı altında internette yapılan iğrençliklerini,… hepsini görüyor ve mükemmel bir şekilde de yazıyor. Kitaplarına 9 puan vermemin nedeni içindeki vahşet dozunun bana fazla gelmesi, korkutması ve yorması yoksa kitaplarının hepsi 10 puanlık kitaplar. Herzaman hislerimin kölesi olduğum için puan sistemimde ona göre işliyor. :D
Velhasılı kitabı tabiki çok sevdim, pek sevdim, hatta belki biraz fazla bile sevdim.:)