Yedi Günlük SessizlikGüneş Altunkaş
Merhaba arkadaşlar! Nasılsınız?
Sizlere bir roman ile geldim ama bu sefer hu kurgu bir yandan da farkındalık için bence.Sosyal medyanın zamanımızı ne kadar çok çaldığının farkında mıyız? Genel anlamda hepimiz birer bağımlı gibi geziyoruz ve hayatımızı oradaki yansımalara göre şekillendiriyoruz. Oysa gerçekler, ekranlarda gösterdiklerimizden çok farklı...
İşte Güneş Altunkaş’ın "Yedi Günlük Sessizlik" kitabı tam da bu noktaya parmak basıyor!
Kitabın merkezinde Cem olsa da, ben her karakterle ayrı ayrı bağ kurdum. Cem; annesinin kaybı ve babasının ruhsuzluğu karşısında kendi dünyasında çıkmaza giren biri. Bu çıkmazlarla uğraşırken üniversite sınavının da yaklaşıyor olması iyice Cem'i huzursuz ediyor. Çocukluk arkadaşları İpek, Emre, Kader ve Tuna ile bir araya geldiklerinde biraz rahatlayıp kafa dağıtacağı yerde durum daha da vahimleşiyor: Çunkü Kader ve Cem dışındaki herkesin elinde telefon! İşte o an Kader cesur bir fikir atıyor ortaya: Yedi gün boyunca tüm sosyal medya hesapları kapatılacak ve internetten uzak durulacak! Buradaki en büyük yük Cem'e veriliyor çünkü sosyal medya sifreleri ve cihazların hepsi onun koruması altında olacak. Oyun tutkunu, moda bağımlısı, yemek yapma meraklısı ya da yapay zeka delisi olan bu grup, bu ani kopuşa uyum sağlayabilecek mi? Uyum sağlamaktan ziyade gerçek hayatın getirdiklerini kaldırabilecekler mi? Aile kavramından kayıplara, aşktan dijital bağımlılığa kadar güncel sorunları ilmek ilmek işleyen bu hikayede; herkes kendi derdinde boğulurken dışarıdan müdahale etmeden, sadece anlamanın ne kadar kıymetli olduğunu öğreniyoruz.
Ben okurken her karakterin hüznüne ortak oldum. Gerçeklerden kaçmak yerine onlarla yüzleşmeyi anlatan bu kitabı tavsiye ediyorum.
"Siz en fazla kaç saat ya da gün sosyal medyadan uzak kalabildiniz?"