·131 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Şubat 2026 17:37 #WilliamShakespeare (1564–1616), edebiyatta yalnızca büyük bir oyun yazarı değil, iyi bir insan ruhu gözlemcisi, oyunlarında ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, pastoral komedisi #NasılHoşunuzaGiderse ‘de düşmanlıklar arasında yeşeren bir aşk hikayesini mizahla harmanlayarak okuyucuya sunuyor. "Bütün dünya bir sahnedir; kadın, erkek bütün insanlar da oyuncular." tiradıyla ünlü olan kitabı, bir tür içine sokmak istersek şöyle diyebiliriz: Pastoral-komik-gerçek.
Oyunun konusu Thomas Lodge’un Rosalynd adlı romanından alınmış ve Shakespeare kendi tarzında geliştirip zenginleştirmiş. Oyun aslında okuyucunun, ‘Nasıl hoşuna giderdi’ sorusuna tamda vereceği cevapla sonlandığından isminin hakkını vermiş.
İki köklü ailenin paralel hainlikleri ile başlıyor kitap.
Dük Frederick haksız yere geçtiği abisinin yerinde, yeğeni Rosalind’in, biricik kızı Celia ile bir kardeş kadar yakın olduğu için kalmasına izin verse de herkes Rosalind’in haline üzülüyor ve ona merhametli, sevecen yaklaştığı için içten içe nefret ediyor yeğeninden.
Sir Rowland De Boys’un üç oğlundan büyük olan Oliver da en küçük olan Orlando’nun hakkı olan yaşam standartlarını ona sunmuyor.
Bir gün kendini kanıtlamak amacıyla Orlando, en kuvvetli güreşçi olan Dükün güreşçisiyle güreş tutup neredeyse imkansızı başararak galip geliyor. Orlando ve Rosalind güreş bahanesiyle tanışıyor ve ilk görüşte birbirine aşık oluyor. Babaları da birbirlerini çok severdi. Ancak hiçbir neden yokken Dük Frederick, Rosalind’e güvenmediği ve bir hain olabileceğini düşündüğü için on gün içinde sarayı terk etmesini istiyor. Bu karara uymazsa öldürülecek. Bir kardeş kadar bağlı olduğu Celia ise her şeyi geride bırakıp onunla kaçmaya hazır. Birlikte bir plan yaparlar. Sürgündeki Dük’ün yanına gitmek iki genç kız için tehlikeli olabileceğinden Rosalind uzun boylu olduğu için erkek kılığına girecektir ve isim değiştirerek birlikte herkesi atlatacaklar. Bu esnada bir hengame ile her şeyden habersiz Orlando’da abisinin kendisini öldüreceği haberini alarak ormana doğru kaçar. Kader bütün iyi olan ve kaçmak zorunda kalan insanları aynı ormanda toplar. Büyük Dük ile yiğit Orlando ilk önce karşılaşır ve birbirlerini severler. Sonrasında erkek kılığında sevdiği adama rastlayan Rosalind onu biraz sınar. Bu andan itibaren ana karakter artık Rosalind olur. Kılık değiştirmesi ile cinsiyet rolleri tersine döner ve farklı bakış açısı kazandırılır. Rosalind zeki bir kadın, aşık ama aşktan gözleri kör olmamış, aklı başında. Erkek kılığındayken, Orlando’nun karşısında sevdiği kadın Rosalind varmış gibi aşkını kazanmasını talep ederek aslında ilişkinin dinamiğini baştan kendi belirliyor. Şartlar müsait olduğunda ise herkes sevdiği ile kavuşuyor. Kötü karakterler bir sebeple pişmanlık yaşayıp iyi insanlara dönüşüyor, herkes hakkı olanı alıyor ve bayram havasında danslar edilip şarkılar söyleniyor. Mutlu son da lazım değil mi zaten şu hayatta biz gariban okuyucuya?