Neden bu kitap?
Dün, Spinoza ile evrenin o kusursuz, katı ve soğuk matematiğinin ta kendisini "Tanrı" olarak tanımlamıştık. Peki ama bu kusursuz denklemler tek başına gerçekliği yaratmaya yeter mi? 50. günümüzde, modern astrofiziğin en büyük dehalarından Stephen Hawking, Zamanın Kısa Tarihi eserinde bilimin sınırlarına o en sarsıcı ve felsefi soruyu kazır.
Hawking'e göre diyelim ki günün birinde fizikteki tüm sırları çözen, evrenin her köşesini açıklayan o nihai 'Her Şeyin Teorisi'ni bulduk. Ancak bu teori de nihayetinde kağıt üzerinde yatan soyut bir dizi kural ve denklemden ibaret olacaktır. Matematik evreni açıklar, ama evreni var etmez. Peki o halde bu cansız denklemlere "ateş üfleyen", onları ete kemiğe büründürüp yıldızlara, galaksilere ve bizlere dönüştüren o asıl itici güç, o "ilk nefes" nedir? Spinoza'nın tanrısı o denklemlerin ta kendisiydi; Hawking ise bizi denklemlerin ardındaki o tarifsiz ateşe bakmaya çağırır.
Sizce evren sadece tıkır tıkır işleyen matematiksel bir simülasyon mu, yoksa o denklemlerin ardında henüz bilimin kavrayamadığı bir "ateş" mi yanıyor?
yarın görüşelim
#kitap #stephenhawking