Puan vermedi·392 syf.··
2026 12. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 16:51
Nermin Yıldırım’ın Rüyalar Anlatılmaz romanı; kırgınlıklar büyümeden konuşabilmenin, sevgiyi zamanında gösterebilmenin ve geçmişle yüzleşebilmenin önemini anlatan, bir solukta okunan etkileyici bir eser. Kitap aynı zamanda, yaralarımızı sarıp sarmalayacak bir eşe sahip olmanın değerini de incelikle hatırlatıyor. ​Hikâye, Eyüp’ün Barselona’daki eşi Pilar’ı terk edip İstanbul’a gelmesiyle başlıyor. İlk bakışta bir kaçış öyküsü gibi görünse de, özünde insanın kendinden kaçamayışını anlatıyor. ​Coğrafya, şehirler ya da diller değişse de insanın susturduğu geçmişi peşini bırakmıyor. Çünkü insan sadece anlattıklarıyla değil, içine attıklarıyla da var oluyor. Eyüp’ün ardında bıraktığı sadece eşi değil; annesi, babası, ablası Müesser ve abisi Veysel de bu hikâyenin sessiz tanıkları. Roman, konuşulmayan meselelerin aile bireyleri arasında nasıl görünmez duvarlar ördüğünü ve çocuklukta kabuk bağlamamış yaraların yetişkinlikte hayatı nasıl şekillendirdiğini sahici bir dille ortaya koyuyor. ​Yeni bir ülkeye gitmek, yeni bir ev kurmak mümkündür; ancak iyileşmemiş yaralar bavullara sığmadan bizimle gelir. İnsan gittiği her yere kendisini de götürür. Yazar, mekân değiştirmenin ruhsal bir iyileşme anlamına gelmediğini güçlü bir şekilde hissettiriyor. Kaçış sadece coğrafi değil, aynı zamanda psikolojiktir. ​Eserin en çarpıcı yanlarından biri de sevgiye bakışı. Gerçek sevginin kusursuzlukta değil, iki insanın birbirinin yarasına dokunabilmesinde saklı olduğunu görüyoruz. Sevgi burada romantik bir hayal değil, karşılıklı kırılganlığa cesaret edebilme halidir. Romanın kalbi ise benim için şu cümlede atıyor: ​“Ölülerle konuşmaya çalışmanın dirilere bir faydası yok. Onlar kendilerini arayan sözcükleri sahiplenmeye yanaşmıyorlar. Ne söyleyecekse, yaşayanlara söylemeli insan. Vakit varken söylemeli.” ​Bu cümle; sessizliğin bir güç göstergesi sanıldığını, oysa en ağır yükün söylenmemiş sözlerin pişmanlığı olduğunu hatırlatıyor. Konuşmayı ertelemek, duyguları bastırmak ve yüzleşmeyi geciktirmek, kişinin kendine verdiği en büyük ceza.
Rüyalar AnlatılmazNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20254,439 okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.