·166 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Şubat 2026 21:41 Biri içeride diğeri dışarıda, biri Kürt diğeri Türk iki yazarın, bir kez olsun bir araya gelmeden, hiç görüşmeden birlikte kaleme aldıkları bir roman.
Arafta Düet hani derler ya, bir solukta okunan, insanın ilk sayfasını okumaya kalktığında bitirmeden elinden bırakamayacağı türden bir roman. Her açıdan zengin ve kalibreli. Ancak, öncelikle üstünde durulması gereken, 'Arafta Düet’in aynı zamanda bir yüzleşme romanı olması. Yüzleşme kültüründen bunca uzak bir topluma bir yüzleşme örneği sunması, hatta yer yer okura da kendisiyle yüzleşebileceği küçük gedikler açması.
Romanın ana karakterlerinden ikisinin, 12 Eylül işkencecisi Emekli general Ayvaz Dere ile o dönemde kısa süreliğine de olsa yolu Ayvaz Dere ile kesişmiş olan Avukat Sinan Çağlayan’ın baş başa kaldıklarında birbirlerini sorgulayan, yargılayan diyalogları bu açıdan epey önemli. Bu diyaloglar zaman zaman kendilerini, kendi inanç ve ideolojilerini sorgulamaya, kendileriyle de hesaplaşmaya yönlendiriyor onları. Zaten yollarının kesişmesine neden olan olaylar zinciri, her ne kadar romanın sonunda okur ustalıklı biçimde ters köşeye yatırılıyorsa da, yüzleşmeye zemin hazırlayacak mahiyette.