·344 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Şubat 2026 08:35 Kitabı ilk okumaya başladığımdan beri beynimde dönen o cümleyle başlıyorum;
"Yetim Baba, Karanlıkla barışmış bir adamın değil; Karanlığın içinden geçerken kalbini kaybetmemeye çalışan bir yolcunun hikayesidir"
Bu sözü ilk okuduğumdan beri düşündürüyor. Günümüzde ki acılarla barışmak dost olmak ve melankoliye sürükleyen hallere çok net bir cevap değil mi?
Acını kabul et ve yürü, acınla kalbini yorma, gittiğin yerde zaten tedavi olmayacak mısın? Bugün imam Gazalinin bir sözünü okudum, diyorduki küçük şeylerle yorulup, büyütüp meşgul olmayın, küçük şeyler büyüklere hazırlamak içindir.
Biz daim mübalağa yani abartma sanatını kullanarak devleşen acılarımızdan ne kendimize ne başkasına el atabiliyoruz.
İşte Yetim Babada burda devreye giriyor, acısında kaybolmayıp canı yanacak olanlara bir abi, abla, baba, dost sıcaklığını tattırıyor.
Kitapta kendi acısından helak olmuş bir adamı değil başkalarının derdiyle dertlenen bir kavi yürekle karşı karşıyayız.
Yazar aşk diyor amma aşkın ötesinde bir kardeş ve yetimlik sunuyor. Şu çağda herkesin gönlü yetimken kardeş acısını anlatması kavuşmaları ve bu hayat örgüsü ile kah güldürüp kah ağlatıyor yürek yakıyor.
Kimi vakit yetim babamız gibi ığıl ığıl göz yaşı dönersiniz.. kimi vakit karanlıklar arasında dostunuzu izlerken gülüverirsiniz.
Yetim Baba..
Yetimlik.. herkes yetimim derde, yetim olanın acısını hiç kimse bilemez..
Kitabı daha şuan ki kelimelri kullanarak dersek muhafazakar düşünüp kafamda oluşturduğum setlerden dolayı okurken tek hayal kırıklığım; namahrems karşı taviziydi.
O yüzden hakikati arayanlara diyerek coşup aslında bambaşka bir hikayede hakikati buluyoruz. Yada belkide on yargı ile yaklaşıp kınadığımız hayatlardan bile nice baharlar çıkabilir bunu gösteriyor.
Kim bilir?
Kitapta en güzel şeylerden biri de ne biliyor musunuz?
Her mevzuya parmak atma gayreti. Yormadan bıktırmadan tadında oluşu da birçok kimsenin sevebilme ihtimalini arttırıyor. Gündemde yaygın olan bazı mevzularda anlatım biçimi, okurken yahu bu yazar siyasetçi falan mı? Dedirtecek açıklık ve netlikte anlatımı bir başka idi.
Hayatın iniş ve çıkışlarını güzelce çizen yazar, sürekli ağlayan mübarek kızlar için gidip peçete veresim gelmişti okurken bazı yerlerde, ağlamayın da tamam üzücü ama ağlamayın. Diye odunluk gerek biraz :D
Ve birde muzip bir dostumuz var, Harun. İlk başlarda sık sık karşılaştığımız özellikle bizi güldüren temel insan. Tabi sonrasında biraz fazla ırak kalıyor bizden ve kitabın sonunda bile düzgün kavuşamıyoruz adama.
Karakter olarak her birinin farklı farklı duruşları durumları vardı. Hafız Dedenin özellikle hayatımızda ki umut kaynakları olduğunu düşünüyorum.
Mizahi olarak hem güldüren hem hayra teşvik eden ve birçok mevzuya çok farklı bir pencereden parmak atan bir kitap olmuş.
Kıymetli yazarımızın kalemine, yüreğine sağlık.
Dua ve selâmetle..