Puan vermedi·772 syf.··
2026 34. kitabı
Nâzım’ın, 1933’ten 1950’ye kadar, on yedi yıl boyunca, çeşitli cezaevlerinden kendisine yazdığı mektupları, Piraye bir tahta bavulda saklardı. Ceviz ağacından yapılmış, küçük bir tahta bavul. Küçük olduğu için, belki “çanta” demek daha doğru. Bu ceviz çantayı ona Nâzım Çankırı Cezaevindeyken yapıp Piraye’ye göndermiş. Bu çantada yer alan 581 adet mektuptan oluşan bir kitap, mektuplar arasında Nazım’ın şiir kitaplarında da karşılaştığımız şiirlerin ilk hallerini de okuma şansımız oluyor. Nazım’ın Piraye’ye olan büyük aşkını biyografisini okuyoruz adeta kitap boyunca, tabi son mektuplar ister istemez hayal kırıklığı yaratıyor okurken. Hapishaneler muhalif olan insanlar için her zaman birer okul haline gelmiştir. Bir çok büyük yazarın en üretken dönemlerinin hapishaneler olduğunu biliyoruz, Nazım Hikmet de bu okullarda okuyan öğrencilerden biridir diyebiliriz. Bu kitapta Nazım’ın büyük şairliği yanında ne kadar iyi bir ticaret insanı da olduğunu görüyoruz. Üniversite okuyan maddi durumu iyi olmayan bir öğrencilerin part time işlerde çalışarak hem kendi hayatını idame ettirip hem de ailesine yardımcı olduklarına sıklıkla tanıklık yapıyoruz. Nazım Hikmet’te hapishanede yaptığı farklı işlerle bir yandan kendi hayat şartlarını kolaylaştırırken bir yandan da Piraye’nin türlü sıkıntılarını gidermeye çalışıyor. Hapishanenin ilk yıllarında her zaman umutvar olan ve her an serbest kalacağını düşünen Nazım, zaman ilerledikçe içinde bulunduğu durumu kabullenerek umudumu kaybediyor. Birçok kişinin Nazım’ı eleştirdiği yön olan Eksik enternasyonel bir kominist olduğu düşüncesine bu kitapta doğru olduğunu da görüyoruz. Kendisine koministim diyen birinin tüm halklar için yazması ve mücadele etmesi gerekirken Nazım’ın şiirlerinde ve yaşamında bunu çok fazla göremiyoruz.
Piraye'ye MektuplarNazım Hikmet Ran · Yapı Kredi Yayınları · 20176,1bin okunma
·
49 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.