Hüseyin Ferhad'ın eseri, Doğu kültürünün simgelerini şiir diliyle bahsedilmiş. Kitapta aşk, ölüm ve direniş işleniyor. Oldukça coğrafi göndermeler mevcut. Mykene'den roya'ya, Piri Reis'in İstanbul'undan bozkırın ortasına kadar geniş bir haritada geziyoruz.
Özellikle değinmek istediğim birkaç şiiri var;
Şiirlerde "celâlî yoldaşlar" vurgusu çokça yapılmış, isyan ve direnişin ana kısmı burası.
Şair "Susmak bir direnmedir kimi zamanlar" diyor. Hepimizin başına gelmiştir, baskı dönemlerimizde içimize çekilerek kendimizi koruyoruz.
Başka bir şiirinde ise "Erdem olur biz istersek ölümü" diyor, benim anladığım kendi kaderimizin üzerimizdeki iradesini yükseltiyor.
Beğendiğim son alıntısı ise "Yüreğimin yıkıntılarını onarıyor ölüler; ölülerin ölülerini gömüyor aklım."..... Zaman gelir geçer, birçok şey yaşanır, birçok şey biter. Geçmesine geçer bitmesine biter de peki ya ruhumuz bunu sindirebilir mi? Sanıyorum ki hayır. Zamanın ve tarihin unutturduklarının aslında ruhun derinliklerinde yaşamaya devam ettiğini biliyoruz.