8/10
·152 syf.··
2026 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 00:00
Bir süredir kitaplığımda okunmayı bekleyen Sabahın Üçü kitabına bugün sabah başladım ve az önce bitirdim. Açıkçası itiraf etmem gerekirse bu kadar hızlı -bir günde bitirecek kadar hızlı- okumayı ben de beklemiyordum. Hikaye öylesine akıcı bir şekilde ilerledi ki böyle hızlı okumuş olmama şaşırdım. Küçük yaşlarda epilepsi tanısı alan Antonio'nun 17 yaşında doktor kontrolü için babası ile Marsilya'da uykusuz geçirdiği iki günü konu alan hikaye; gerçekçi, vurucu, felsefi bir anlatıma sahip. Kitabın ismi, Scott Fitzgerald'ın bir kitabına atıfta bulunuyor ve bu alıntı ile referans veriliyor: "Ruhun gerçekten karanlıklar içine düştüğü gecede saat daima sabahın üçüdür." Antonio'nun babası ile olan sohbetleri, babasına karşı olan bakış açısının geçirdikleri vakitle beraber değişmesi ve onun da kendisi gibi biri, bir insan olduğunu fark etmesi üzerine kurulmuş bir hikayeydi. "Baba" temalı hikayeleri gerçekten çok seviyorum, sanırım bunu da o yüzden çok sevdim. Bazen, hayatı yaşarken, ebeveynlerimizin -özellikle de babalarımızın- bizler gibi birer insan olduklarını, hatalar yapabileceklerini, bir zamanlar bizim gibi genç olduklarını unutuyoruz ve onların yaşadıklarını küçümseme eğiliminde oluyoruz. Antonio da bizler gibi, tam olarak böyle düşünürken hayat sabahın üçünde babasıyla sohbet edebilme fırsatı veriyor ona ve o anlar, babasını daha iyi tanımasına vesile oluyor. "... Neşeyi saçıp savurmak gerekir, onu israf etmemenin tek yolu budur. Nihayetinde zaten yok olup gidecektir." Bu alıntı, kitapta en sevdiğim cümle oldu. 10 üzerinden 8 puan verdim. Akıcı anlatımı, mükemmel çevirisi, hikaye örgüsü ile bunu hak ettiğini düşünüyorum. Mutlaka okuyun, imkanınız varsa babanıza da okutun.
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,082 okunma
·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.