Her ay GameChangers serisinden bir kitap okuyorum serisinde sıradaki kitap Troy ve Harris'in hikayesinin anlatıldığı Role Model idi. Bir süredir korkunç bir reading slump yaşıyordum ve bu kitap bana kelimenin tam anlamıyla ilaç gibi geldi.
Gerçekten ilk iki kitaptan sonra en beğendiğim hikaye Troy ve Harris'in hikayesi oldu. Troy, korkunç takım arkadaşı ile yaşadığı tartışma sonucunda takımından takas edilerek Ottawa'ya geçiyor ve hem yeni bir takıma hem de yeni bir şehre alışma sürecinde yeni takımının sosyal medya danışmanı olan Harris ile tanışıyor. Troy, yıllarca herkesten yönelimini gizlemiş bir hokey oyuncusu olarak Harris'in bu takımda ve çevresinde gördüğü kabul ile fazlasıyla afallıyor. Çocukluğundan beri babası tarafından ona dayatılan "erkeklik" algısının altında ezilmekten yorgun düştüğü ve hayatının tamamen tepetaklak olduğu bu süreçle beraber kendisiyle, kimliğiyle ve olduğu kişiyle barışıyor.
Troy bana kalırsa Ilya ve Shane'den sonra seride yazılmış olan en derinlikli karakter. Serinin önceki kitaplarında hissettiğim o duygu yüzeyselliği bu kitapta çok azdı. Troy sürekli kendini ve iç dünyasını anlamaya çalışıyor ve bir şekilde Harris'e "layık olmak" için çabalıyor.
Onları okumak o kadar güzeldi ki tarif edemem. Shane ve Ilya, Scott ve Kip ikililerinden sonra benim favori çiftim kesinlikle Troy ve Harris oldu. Dürüstlükle söyleyebilirim.
Kitaba 10 üzerinden 6 puan verdim.