Çok güzeldi, çok sevdim. Troy Barrett, eski takımında yaşadığı bir olayın ardından Ilya Rozanov'un kaptanı olduğu Ottawa Centaurs takıma takas edilen, içe dönük ve eski homofobik bir arkadaş grubu geçmişi olan bir hokey oyuncusudur. Tek istediği yeni takımında iyi bir hokey oynayarak göze girip tekrar daha iyi bir takıma transfer olmaktır. Ottawa'nın sosyal medyacısı Harris Drover ise eşcinsel yönelimini gizlemeden gururla yaşayan, dışa dönük ve neşeli biridir. Harris, Troy’un aksi ve içe kapalı hâline rağmen onun yanında olmaktan, onunla sohbet etmekten vazgeçmek ve Troy zamanla ona alışmaya ve yanında iyi hissetmeye başlar. İkili arasındaki çekim yavaş yavaş güçlenir. Troy, sadece Harris’e açıklamnın değil, kendi gerçek benliğini kabullenmenin de yollarını bulur. Geçmiş hatalarından ders çıkaran Troy yeni takım arkadaşlarıyla iyi bir ilişki kurar ve biz de bunu okuruz. Gerçekten serideki en sevdiğim kitaplardan biri oldu diyebilirim. Hem Troy ve Harris'in ilişkisi hem takımın geri kalanı ile olan ilişkisi hem de Troy'un karakter gelişimi çok güzeldi. İstismar edilen kadınların haklarına bir erkek üzerinden vurgu yapılması da ayrıca hoşuma gitti. Ilya'nın her daim Troy'u anlaması, yanında olması ve kaptanlığını okumak da ayrı zevk verdi diyebilirim.