Puan vermedi·110 syf.··Beğendi
· Sevgili Ayşe Ayan'ın kaleminden bir ilk roman; Çizgi... Ama son olmayacağını finalde kitap fısıldıyor okurun kulağına; çünkü bilinçlice konunun ucu açık bırakılmış yazar tarafından.
"Yaşamla ölüm arasındaki çizgi,
beni hayata bağlayan tek detaydı."
Ülkemizde ve dünyada fazlasıyla can acıtan bir konu işlenmiş Çizgi’de; kadına yönelik şiddet. Alaca'nın öyküsüyle bildik yaralar kanatılmış.
"...Karanlık bir yerde ellerim ve
kollarım bağlı, kıyafetlerimden arınmış çıplaklığımla çaresizdim. Acıyla birlikte hissettiğim tek şey korkuydu..."
Alaca Timur, güçlü duruşuyla çalışan bir kadın, bekâr bir anne, oğlunu büyütmeye çabalıyor... Sonrasında celladım, diye adlandırdığı bir adam tarafından kaçırılıyor. Issız bölgedeki bir evde esir tutuluyor. Yazar, güçlü kadınların bile umulmadık biçimde tuzağa düşürülebileceğine, en iyi kadın arkadaş kavramını her zaman sorgulamak gerektiğine vurgu yapıyor. Tek taraflı aşkına karşılık arayan, bulamayınca olmadık yollara yönelen bir adamla yüzleşiyoruz. Bir kadına yapılabilecek her türlü zulmü gerçekleştiriyor; işkence, psikolojik şiddet, tecavüz...
Yaşadığımız dünyada inanılmaz ölçüde güzel kalpli adamlar var tabii; ancak saplantılı ilgilerini kadınlara fazlasıyla yansıtanlar, gerçek anlamda sevmeyi bilmeyenler, bitti sözünü, ayrılığın da insanlığa dair olduğunu kabul edemeyenler de var ne yazık ki. Bir de kadın kararlıca karşısındakini reddediyorsa işte orada çizgiyi aşan oluşumlar başlıyor... Çizgi, kadın sorunsalının kök saldığı yerden ses veriyor...
"...Ne kadar süredir bu haldeydim? Üşüyen, korkan ve panik olan benliğimde zaman kavramını yitirmiştim. Zaman artık benimle değildi. Ben de kesin olarak rüyada değildim..."
Emeğine sağlık Ayşe Ayan. Kitaplar ölümsüzdür, kitaplar iyi ki var.