Puan vermedi·154 syf.····Okunma: 16 Şubat 2026 20:58 •Bir çizgi romanın beni bu kadar derin bir iç hesaplaşmaya sürükleyeceğini hiç tahmin etmemiştim. Sayfaları çevirdikçe inanç, ahlak ve din gibi kavramların sadece kitaplarda kalan terimler olmadığını aslında doğrudan içimizdeki o kırılgan ve çelişkili noktalara dokunduğunu fark ettim. Çizimlerle kelimelerin o uyumu, zihnimde çok ama güçlü bir yankı bıraktı. Bazı karelerde uzun uzun durup kaldım. Sadece bir çizime bakmıyordum sanki bir tavra, bir yüzleşmeye şahitlik ediyordum.
•Eserdeki o ince mizah ve eleştiri aslında çok cesurca. Toplumun dokunmaya çekindiği alanlara, şekilciliğe ve bürünmüş bir dindarlığa ayna tutuyor. Okurken yer yer huzursuz olduğum ama sonra bazı gerçekler ancak biz huzursuz olduğumuzda görünür hale geliyor. Helena’nın hikayesinde sadece onu değil, toplumu da izledim. Onun iç çatışmalarında inanç ve çıkarla ahlak arasındaki o ince çizgiyi gördüm.
•Helena’nın hikâyesi üzerinden hem bireyin hem toplumun aynasına bakma fırsatı buldum bu yüzden sıradan bir çizgi roman beklentisiyle yaklaşılacak bir eser değil. Farklı bir okuma deneyimi arayan, sorgulamaktan kaçmayan herkes için güçlü bir metin niteliği taşıdığına inanıyorum.
Kitapla Kalın