Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Daha adından başlayarak insanı düşünmeye sevk eden bir kitap Sıfır Noktası. En dip gibi görünen ama aynı zamanda yeniden ayağa kalkmanın mümkün olduğu o eşikten sesleniyor sanki. Bir çöküş anını anlatıyor gibi duruyor ama aslında insanı bir yüzleşmenin eşiğine getiriyor. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde daha geniş bir çerçeve var. Yakın dönem dünya siyaseti, popülist liderler, bu liderlerin ortak özellikleri… Bir de toplumların neden böyle figürlere yöneldiği meselesi. Dünyanın giderek daha sert, daha güvenlik odaklı ve içe kapanan bir siyasete savrulduğunu anlatırken verilen örnekler o kadar tanıdık ki ister istemez genellemeler yaparken buluyor insan kendini. Slavoj Zizek zaten yalnızca bir siyaset yorumcusu değil. Felsefeyle, psikanalizle düşünen bir teorisyen. Toplumların güçlü liderlere duyduğu o tuhaf çekimi açıklarken psikanalize, haliyle Freud’a yaptığı göndermeler metni çok sağlam bir yere oturtuyor. Bu arada ilk bölümde Türkiye ve İstanbul’dan da örnekler var. İkinci bölümde ise ton bambaşka bir yere kayıyor. Frankfurt Kitap Fuarı’ndaki açılış konuşmasının yarattığı tartışmalar ve bu konuşmanın arka planı anlatılıyor. Konu doğrudan Filistin ve İsrail meselesine geliyor. Geçmişte yaşanan büyük bir trajedinin bugün başka bir trajediyi meşrulaştıran bir dile dönüşebilmesi… Verilen örnekler gerçekten ürpertici. Özellikle Almanya’nın tarihsel yüküyle kurduğu ilişki ve Rusya’nın kendi politik pratikleriyle ortaya çıkan çelişkiler insanı düşündürüyor elbette. Bir günah çıkarma sahnesinde hissediyoruz kendimizi. Kitap bitince insanın aklı yine başlığa takılıyor. Gerçekten bir çöküş çağında mıyız, yoksa henüz o noktaya varmadan yeni başlangıçlar mümkün mü… Kesin cevaplar yok elbette. Zizek’in elinde sihirli bir değnek de yok. Ama yaptığı şey çok net bir durum tespiti ortaya koymak. Bu yüzden sanki bir eşikte duruyormuşuz hissi bırakıyor kitap. Kitapta kurgu dışı metinlerde pek alışık olmadığım bir akıcılık vardı. Bölüm bölüm okurum diye başlamıştım ama bir baktım akıp gitmiş. Dünyanın bu kadar sert ve karanlık yanlarıyla yüzleşmek insanı ister istemez çok üzüyor, okurken mutlu da olmuyorsunuz belki… ama mutsuzluğun farkına varmak da bazen bir uyanış sayılıyor. Böyle bir kitabın ardından benim de içimde tek bir temenni kalıyor geriye. Dilerim ki, o en dip sandığımız yer bir son değil, yeni bir başlangıcın eşiği olur; dilerim ki Filistin’de ve dünyanın başka coğrafyalarında artık acıların değil, barışın ve insanlığın sesi duyulur.
Sıfır NoktasıSlavoj Zizek · Monokl Yayınları · 202618 okunma
·
96 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.