·752 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Nisan 2020 06:51 Şu Çılgın Türkler
Bu sefer kalemimi bir divit gibi değil, bir süngü gibi, bir bayrak direği gibi tutuyorum. Bu kitap öyle kağıttan, mürekkepten yapılma değildir; bu kitap kemikten, kandan ve imkansız denilen o Çılgın ruhtan karılmıştır.
Gözlerini kapa... Kulağına bir top sesinin yankısı gelsin, burnuna barutla karışık kekik kokusu vursun. Şimdi Sakarya’nın kıyısına, Kocatepe’nin zirvesine çıkalım. Bir Türk evladı olarak ruhun sarsılsın, titre ve kendine dön:
"Geldikleri Gibi Giderler" Sözünün Ete Kemiğe Bürünüşü
Kitap başlarken dünya üzerimize çökmüş gibidir. Payitaht işgalde, ordu dağıtılmış, millet bitap... Ama bir adam çıkar; gözleri çelik mavisi, iradesi demirden. Hayır, der, "Bu millet ölmedi, sadece bir nefeslik mola verdi."
Ayaklarında çarık yok, tüfeklerinde mermi sınırlı ama göğüslerinde iman, arkalarında vatan var. Kadınlar kağnılarla mermi taşır; bebeğinin üzerindeki battaniyeyi alır da ıslanmasın diye cephanenin üzerine örter. Çünkü bilir ki; bebek vatansız yaşayamaz, vatan mermisiz kurtulamaz.
Bir Milletin "Bitti" Denilen Yerden Şahlanışı
Özakman bize sadece savaşı anlatmaz; o siperlerdeki her bir neferin hikâyesini anlatır.
Çılgınlık Nerede? Dünyanın en büyük imparatorlukları, en modern silahlarıyla üzerimize çullanmışken; bizimkiler kağnı tekerleğine gres yağı bulamadığı için mısır koçanı sürer de yine de o yolu yürürler.
Dumlupınar
O meşhur taarruz sabahını hatırla... "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" emri verildiğinde, o Türk askeri sökün eder ya dağlardan aşağı; işte o an gök yarılır, yer sarsılır.
Bu kitabı okurken bir yerde boğazın düğümlenecek. Hani o gencecik mekteplilerin, daha bıyığı terlememiş çocukların "Vatan sağ olsun" diyerek gülümseyerek ölüme gidişini gördüğünde... İşte o an anlarsın ki; sen bugün bu topraklarda özgürce nefes alıyorsan, bu çılgınlar o nefesi sana miras bırakmak için kendi son nefeslerinden vazgeçtikleri içindir.
"Biz aslında o gün orada sadece düşmanı değil, bu milletin makus talihini de yendik."
Ey bu vatanın evladı! Bu kitap sana şunu fısıldıyor kulak ver bu sese !
Senin ecdadın, imkansıza eyvallah demeyenlerdir.
Senin atan, bitti denilen yerden bir güneş gibi doğanlardır.
Sen, "Ya istiklal ya ölüm" diye haykıran o muazzam iradenin varisisin.
Şu Çılgın Türkler, senin tapu senedindir. Her sayfasında bir şehidin vasiyeti, her satırında bir gazinin duası vardır. Okurken yerle yeksan olman ondandır; çünkü o tozlu satırların altında senin özün yatmaktadır.