·524 syf.····Okunma: 17 Şubat 2026 21:24 Öyle sıradan bir “güzel” değil. Baştan sona kadar beni içine çeken ve bitince de aynı kişi olarak bırakmayan bir kitap. Kemal’in takıntılı aşkı, Füsun’un sessiz direnişi, Sibel’in kırılgan gururu. Her birinin haklı olduğu yerler var ama aynı zamanda hepsi hata yapıyor. Belki de bu yüzden bu kadar gerçekler. Belki de bu yüzden bu kadar sevdim.
Kemal’i okurken bazen “Bu kadar da olmaz”dediğim yerler tabi ki oldu. Ama onun çektiği acının samimiyeti ondan nefret etmeme engel oldu. Kemal’i yargılamak ve anlamak arasında gidip geldim. Özellikle empati yaparak okumaya çalıştım çünkü kitaba başlamadan önce okuduğum her yorumda bir süre sonra Kemal’den nefret edildiğine denk geldim. Eğer bu kitabı severek sıkılmadan okuyacaksam müthiş bir şekilde empati yapman gerekiyor dedim ve öyle başladım okumaya. Bu bakış açısı kitabı benim için bambaşka bir yere taşıdı diyebilirim.
Hakkında o kadar yorum okumuştum ki uzun süre ertelemiştim. “Bir yerden sonra sıkıyor” diyenler çoktu. Hazırlıklıydım. Ama ben o uzatmaların karakterleri özümsememiz için yapıldığını düşündüm. Sıkıcı bulanları anlamakla birlikte ben daha çok derinleştirici buldum. Kabul ediyorum herkesin rahatlıkla severek okuyabileceği bir kitap değil. Bundan birkaç sene önceki halime sesleniyorum: Evet sen de bu kitabı okuyamazdın Dilara. Ama şimdi iyi ki okudum diyorum. Diziyi izlemeden önce kitabı içimde biraz daha yaşatmak istiyorum. Yorumlar çok iyi o yüzden çok da ertelemeden izleyeceğim. Okuyacak olanlara keyifli okumalar diliyorum.