Puan vermedi·112 syf.··
2025 13. kitabı
Bu kitap benim için yalnızca bir okuma değil, sarsıcı bir fark edişti. “Cadı” diye damgalanan kadınları anlatırken, yüzyıllar boyunca biriken bilginin, şifa deneyiminin ve beden üzerindeki söz hakkının nasıl sistemli biçimde ellerinden alındığını gösteriyor. Cadı avlarının yalnızca karanlık bir dönem değil; kilise, devlet ve yükselen tıp anlayışının birleştiği uzun bir bastırma süreci olduğunu görmek en çarpıcı yanlarından biri. Kadın şifacıların yok edilmesi sadece fiziksel şiddet değil, aynı zamanda bir hafıza silmeydi. Susturulan, yoksullaştırılan ve kendi hikâyesini yazmasına izin verilmeyen kadınların yerine başkalarının konuştuğunu fark ediyorsunuz. Bu yüzden “cadı” figürü bir korku simgesinden çok, bastırılmış bilginin adı gibi duruyor ve bunun gerçekten geçmişte kalıp kalmadığını sorgulatıyor. Tıbbın kurumsallaşmasıyla kadınların sağlık alanından dışarı itilmesi; ebeliğin yasaklanması, hemşireliğin itaatkâr bir role sıkıştırılması ve erkek hekimliğinin otoriteyle özdeşleşmesiyle daha da görünür hâle geliyor. Anlatılanların bugünle kurduğu bağ ise metni yalnızca tarihsel bir anlatı olmaktan çıkarıp, bugünü düşünmeye zorlayan güçlü bir yüzleşmeye dönüştürüyor. Kısa ama yoğun; rahatsız eden ama göz açan bir metin. Bitirdiğimde geriye yalnızca bilgiler değil, hâlâ cevabı aranan sorular kaldı. Kesinlikle favori kitaplarımdan biri ve herkese okutmak isteyeceğim türden.
Cadılar, Ebeler ve HemşirelerBarbara Ehrenreich · Pinhan Yayıncılık · 2023603 okunma
·
13 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.