Bu kitaba başlarken klasik bir hikâye okuyacağımı düşünmüştüm ama daha ilk bölümlerde atmosfer beni içine çekti. *Köygöçüren*, olaylardan çok hissettirdikleriyle ilerleyen bir roman. Okurken sanki bir kitabın sayfalarını değil de toprak kokan bir anıyı okuyormuşum gibi hissettim.
Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Betimlemeler abartılı değil ama yeterince güçlü; köy ortamı, insanlar ve ilişkiler gözünüzde çok net canlanıyor. En sevdiğim tarafı da buydu: mekân sadece bir arka plan değil, hikâyenin bir parçası gibi.
Karakterler gerçekçi yazılmış. Kusurları, korkuları ve geçmişleri var. Özellikle aralarındaki ilişkiler çok doğal ilerliyor; zorlama diyaloglar yok. Bazı sahnelerde gülümsedim, bazı sahnelerde ise içimde hafif bir ağırlık kaldı.
Aşk teması hikâyenin merkezinde olsa da tek başına değil; aile bağları, gelenekler ve insanların birbirine karşı sorumluluklarıyla birlikte anlatılmış. Bu yüzden kitap sadece romantik değil, aynı zamanda duygusal açıdan da güçlü.
Benim için *Köygöçüren 1*, sakin ama etkileyici ilerleyen, atmosferiyle akılda kalan bir başlangıç kitabı oldu. Devamını merak ettiren ve okuduktan sonra bir süre zihninizde yaşamaya devam eden bir hikâye. Köygöçüren IŞeyma Türkyılmaz