Bugün akışı bu güzel pembe güllerin enerjisiyle renklendirmek isterken, arkasındaki o hüzünlü ve büyüleyici mitolojik hikayeyi de sizlerle paylaşmak istedim.
Mitolojiye göre yeryüzündeki ilk güllerin hepsi aslında bembeyazdı. Aşk ve Güzellik Tanrıçası Afrodit, büyük bir tutkuyla bağlı olduğu aşkı Adonis yaralandığında ona koşarken gül dikenleri ayaklarını sızlatır. Afrodit'in damlayan kutsal kanı o bembeyaz gülleri yıkar ve güller o an renk değiştirerek işte görseldeki o güzel pembe ve kırmızı tonlarına bürünür...
Bazen doğadaki bir güzelliğin arkasında böyle derin hikayeler bulmak okur ruhumuzu daha da besliyor. Ruhumuzu hem mitolojiyle, hem sayfalarla hem de böyle güzel detaylarla beslediğimiz harika bir gün olsun.
Sizin mitolojide en sevdiğiniz hikaye veya çiçek hangisi? Yorumlarda buluşalım!
Bu minişlerin meraklı bakışları bana tam olarak şu anları hatırlattı
Arkada tetikte bekleyen: "Acaba kargom bugün dağıtıma çıkar mı?" diye pencereden sokağı gözleyen okur.
Önde uykulu duran: Gece 03.00'e kadar "bir bölüm daha" diyerek uykusuz kalan o meşhur kitap kurdu.
En öne çıkıp kameraya dik dik bakan: Kitaplığına tek bir yeni kitap sığacak yer kalmadığı halde "Ama bu baskısı çok güzelmiş!" diyerek sepete kitap ekleyen o iradeli (!) arkadaşımız.
1. Evre: Yeni kitap almak
2. Evre: Kargoyu açmak
3. Evre: İlk sayfayı koklamak
4. Evre: Gece 03.00'e kadar okumak
5. Evre: Kitap bitince boşluğa düşmek...
Siz şu an hangi evredesiniz?