Gönderi

Puan vermedi·444 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 23:19
Aslında bir mekan değil bir sistem olan Tanrılar Okulu, gerçeği kontrol edenlerin kurduğu bir düzendir. Bir metafordur. Bilinç sistemidir. Gerçek dünyaya uyarlandığında ise uyuyanın ödüllendirildiği, sesi çıkanın deli olduğu bir düzendir. Uyananlar fiziki bir şekilde öldürmektense itibarsızlaştırırlar. O insan yalnızlaşır, dışlanır ve susturulmak istenir. Bu yüzden uyanan her kimse tekrardan uyumak ister. Peki kimdir bu gerçeği kontrol edenler? Tanrılar mı? Baktığınızda Tanrılar asalak bir varoluştan başka bir şey değildir. Kendi benlikleri yoktur. Rüyada yaşamaya alışkınlardır. Varoluşunun nedeni ise Dreamer’dır. Tanrılar okulundaki insanları, Lupelyanları ve sistemleri kullanmalarının tek sebebi Dreamer’ı güvenle uyutmaktır. Çünkü Dreamer uyanırsa tüm sistem çöker ve her şey hiçliğe döner. Bu yüzden insanların uyanmasını, düşünmesini ve okumasını istemezler. Çünkü uyanan her insan Dreamer’a bir tık daha yaklaşır. Belki de dreamer bir varlık ya da rüya değil varoluşu olan bir insandır. Bazı kitaplar sindirilmez, taşınır. O yüzden kitabı Oğuz Atay’ın şu sözüyle bitirmek istiyorum: “Yoruldum albayım.”
1000Kitap
Tanrılar OkuluStefano D'Anna · Sinedie Yayınları · 20155,6bin okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.