Sessiz, atmosferik, masal tadında bir kitaptı. Küçük bir köyün sınırlarında, rüzgarın uğultusunda ve anlatılagelen eski hikayelerde dolaşıyor. Near’ın bataklıkları, çimenleri ve karanlık geceleri neredeyse başlı başına bir karakter. Özellikle köy halkının korkularının nasıl büyüdüğünü okumak, insan doğasına dair ince bir gözlem sunuyor. Cadı mı var, yoksa insanlar mı kendi korkularını yaratıyor? Kitap en çok bu sorunun etrafında dolaşıyor. Atmosfer çok iyi kurulmuş olsa da bazı bölümlerde daha fazla gerilim beklediğm oldu. Fantastik unsurlar arka planda kalıyor masalsı anlatım ön planda. Büyük olaylardan çok, küçük fısıltıların romanı diyebilirim. Güzel bir atmosfer, sağlam bir fikir ama daha güçlü bir etki bırakma potansiyeli varken biraz mesafeli kaldı. Yine de gotik masal severler için sakin ama ürpertici bir yolculuk.