Puan vermedi·372 syf.····Okunma: 19 Şubat 2026 11:46 PTT müdürü Sadık Bey ve sınıf öğretmeni Nesrin Hanımın Ayvalık’tan İstanbul’a, İstanbul’dan Ayvalığa uzanan sıcacık aile hikâyesiyle tanışıyoruz. Ama bu sadece bir aile hikâyesi değil; içinde arkadaşlık, komşuluk, dayanışma, kırgınlık, sevgi, fedakârlık… ne ararsan var. Yazarın anlatımı günümüz şartlarına göre oldukça iyimser ve yer yer dramatik, ama tam da bu yüzden insanın kalbine dokunan, iç ısıtan bir etki bırakıyor.
Bu kitabı okurken üç kız kardeşin hayatına sessizce misafir oldum. Türkan, Dönüş ve Derya’nın çocukluktan yetişkinliğe uzanan yolculuğu, bana aile olmanın hem ne kadar zor hem de ne kadar kıymetli olduğunu tekrar hatırlattı. Kimi zaman hüzünlendim, kimi zaman gülümsedim ama en çok da “ben olsaydım ne yapardım?” diye düşündüm.
Kardeşlik, kadın dayanışması, affetmek ve kabullenmek temaları çok içten ve gerçek bir dille anlatılmış. Akıcı üslubu sayesinde sayfalar su gibi aktı. Sıcacık ama bir o kadar da derin bir hikâye okumak isteyen herkese gönül rahatlığıyla öneririm.
Son olarak, beni en çok üzen ve sanırım kitapla ilgili en çok aklımda kalacak olan Mesut’un hikâyesi oldu… Bazı acılar var, satırlar bitse bile insanın içinden çıkmıyor. Bu hikâye de onlardan biri. Bu arada iyi ki dizisini izlememişim; kitabın duygusu bende çok daha saf ve derin kaldı. Zaten izlenme almak için hikayenin bin türlü yeriyle oynuyorlar hiç çekemiyorum