epik fantastik severler toplaşın. hesabım kapalıyken gizli gizli okuduğum o efsane kitabı anlatıyorum 972 sayfa, 2 harita, 130+ karakter. kör olma garantili.
öncelikle kitabın adını ele alalım. portakal ağacı manastırının bu devasa kurgudaki yeri bu kadar önemli değildi sanki ya? kitabın neredeyse 400. sayfasına kadar manastır hakkında hiçbir şey bilmiyorduk bile. kalan zamanımızda da kopan kıyametlerden oraya sıra gelmedi ahahhas bilemiyorum altan.
belki kurgunun diğer kitaplarında anlarız. ilgililere duyurulur :d Pegasus Yayınları
ikinci konu; kurguya ayrılan vakit. ilk 300 sayfa zaten kitap size kendinizi tam 1 akılsız gibi hissettiriyor o zaten cepte. 500’lere geldiğinizde tam anladım diyecekten bir küfürdü kıyametti derken son sayfadasın. bi tık dengesiz geldi planlaması.
son meeh diyebileceğim nokta ise yazarın kurguda köşeye sıkıştığı her anda çakallık edip god’s hand kullanması. anlamadık sanma. akıllı seni :d
atmosfer müthisti. game of thrones’u, tudors’u, throne of glass’ı biraz da merlin’i bir kapta eritin. üstüne şeker, baharat ve iyi olan her şey. oldu sana bu kitap
okunur mu? KESİNLİKLE. ama diyorsanız ben fazla emek veremem, ne olacaksa olsun bitsin, bu kitap sizi üzebilir. tam tersi kitap sizden çok fazla emek ve sabır istiyor. ama sonunda değiyor kesinlikle.