Geleneksel Babalar ve Aykırı Oğullar
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 13:11
Ivan Turgenyev tarafından 1862 yılında yayınlanan Babalar ve Oğullar adlı yapıt, 19.yüzyıl Rusyası’nın geleneksel ve modern düşünce sistemi arasındaki çatışmayı akıcı bir hikaye üzerinden çok etkili bir şekilde gözler önüne serer. Eser, genel olarak Arkadiy ve Bazarov adlı iki genç arkadaşın; geleneksel düşüncelere sahip olan Arkadiy’in babası (Nikolay Kirsanov) ve amcasına (Pavel Kirsanov) modern düşüncenin tokadını vurmasıyla açılmaya başlar. Bazarov, karakter olarak sert, duygusuz ve isyankar bir nihilist iken; Arkadiy ise kendi düşünce sistemi tam gelişmeyen, ama Bazarov’un düşünce sisteminden ve olayları ele alış biçiminden büyülenerek arkasından gelen bir mürit gibidir. Nitekim, Arkadiy de zaman geçtikçe kendi içindeki duygusal ve insancıl yönü keşfedecektir. Romanın ilerleyen kısımlarında, Bazarov ile Arkadiy yeni arkadaşlar edinir. Her iki genç oğlan da misafir olarak birkaç gün konakladıkları evde Anna Odintsova ve kardeşi Katya ile yakınlaşırlar. Bazarov, her ne kadar duygularını açığa vurmayan biri gibi görünse de, Anna Odintsova’dan çok etkilenir ve ikili arasında tutkulu ama anlaşılmayan bir bağ oluşur. Bazarov’un; yaşamış olduğu duygular karşısında kendisine inanamadığını ve giderek daha çok bağlandığı kadının yanında neden her zamanki umursamazlığında kalamadığı da kitap içerisinde defalarca vurgulanır. Bu durum Bazarov’un düşünce dünyasına şiddetli bir başkaldırı niteliğindedir; Anna’ya duyduğu aşk, ona normalde asla davranmayacağı şekilde davranmasını dikte eder. Bazarov’un yaşadığı bu iç çatışma sürerken, Anna da düşünce dünyasında Bazarov ile bulduğu benzerliklerden ötürü oğlana çekilmeye başladığını hisseder. Bir gün, Anna onunla tartışmak istediği için kendisini odasın çağırdığında Bazarov, Anna’nın kışkırtıcı sorularından nemalanarak tutkuyla kadının üzerine doğru yürümeye başlar ama bu girişim yanlış anlaşılma ve hayal kırıklığı ile sonuçlanır. Arkadiy ise, başlangıçta Anna’ya karşı bir duygu yoğunluğu deneyimlese de, zamanla Katya’dan daha çok etkilenir ve onu tanımak, aşkını ona doğru bir zamanda ve mekanda ilan etmek için bütün vaktini onunla geçirmeye başlar. Arkadiy’in kıza sevgisini kanıtlama çabası, onu, düşünce dünyasını kontrol altına alan Bazarov’un nihilist kıskaçlarından kurtararak kendi duygusallığını ve hayatı anlamlandırışını yeniden biçimlendirmesini sağlar. Bazarov da onun değiştiğini ve sonunda kendi benliğini keşfettiğini söyleyerek Arkadiy’i bir yandan cesaretlendirir, bir yandan da hiçbir zaman kendisi gibi olamayacağı mesajını verir. Romanın sonlarında Bazarov’un dramatik ama derin mesajlar içeren ölümünü okuruz. Hayatını, öğrendiği her kavramı sorgulayarak akıl süzgecinden geçiren ve geleceğe dair hedefleri doğrultusunda çeşitli ihtiraslara sahip olan Bazarov, soğukkanlılığını nasıl koruyamadığını ve isyankar ruhunun ona bahşetmiş olduğu mizaçla da gerçeği bulma konusundaki isteği yüzünden kendi hayatının sonuna nasıl geldiğine kendi de şaşırır. Her karakter hayatına devam eder ve geleceğin bilinmez fırsatlarına kucak açar. Arkadiy, Katya ile evlenir ve mutlu bir hayata yelken açar. Ama Bazarov için bu geçerli değildir. Son, ona istemeden de olsa kendi elleriyle gelmiştir. İstemese de, kendi kendinin kurbanı olmuştur. Kitap; sade anlatımı ve akıcı uslübuyla geleneksel ve modern düşüncenin çatışmasını, karakterlerin yaşadığı olaylar üzerinden işler. Eski ve yeni dünyanın düşünce değişimlerini ve aşırılıkların getireceği felaketi etkileyici bir biçimde önümüze sunar. Bazarov gibi orijinal bir karakter üzerinden, iç çatışmaları ve çelişkileri ustalıkla betimler. Eserin son kısmında Bazarov’un ölümüne atfedilen, ne denli isyankar ve aykırı bir ruh olursa olsun, sevginin ölümsüzlüğünü ve kalplere işlenişini anlatan kısım da bence çok çarpıcı ve dikkate değerdir: Boşuna mıdır dersiniz onların ettikleri dualar? Sevgi, kutsal ve sadık sevgi her şeye kadir değil midir? Ah, evet! Bu mezarda ne denli tutkulu, günahkar, isyankar bir yürek yatıyor olursa olsun, üzerinde yetişen çiçekler gene de masum gözleriyle uysal, sakin bakar bize: Yalnızca ebedi huzurdan, doğanın "kayıtsız", büyük huzurundan değil, ölümsüz barıştan, sonsuz yaşamdan da söz ederler...
1000Kitap
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
·
17 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.