Puan vermedi·400 syf.····Okunma: 22 Şubat 2026 12:32 Zavallı biricik Nazan... Arkadaşlarımla kitap hakkında konuşup kaynana olacak kadından dert yanarken bir yandan Mazhar'ın kayıtlısızlığından ( amanın nasıl kayıtsız olur o değerli yüzüğü karısına almışken demeyin sakın) bahsederken kimilerinin kitapta en toksik karakteri Nazan bulduğuna şaşırdım. Nazan neymiş efendim neden bu kadar sümsükmüş, niye hakkını savunamamış, niye susmuş sesini çıkaramamış... Empati kuracak olursak bu kadar iyi niyet ve saflık tabii insana zarar verir ki (verdi zaten) ama kitabın içinde Nazan bunların hepsine cevabını da verdi. Nazan'ın kocası gözünde hep Mazhar beydi ki kocası koca avukat! Nasıl hakkını arasın, nasıl " bar kızını" kocasının yanına yakıştırsın? Kendi bile yakıştıramıyor ki kaynana izin vermiyor! Evde Haminne Hacer Hanım varken o dinibitün(!) rastıksız sokağa çıkmaz, iş bitmemiş o kadın... Durmadan gelinine Süleymaniye'nin yarım pabuçlusu ve bir sürü bayağı hakaret ederken evde gelin bir yandan hizmette kusur etmezken nasıl gözünü açıp haklarını görebilir? Tüm bunların üstüne sevgili kocası Mazhar, kadının durgunluğundan bıkıp o değerli hediyeyi kaybetmesini fırsat bilerek öldüresiye zavallı Nazan'ı dövmez mi? Soluğu "bar kızının" yanında almaz mı? Mazharın işi de zor tabi(!) Nazan bu kadar bela içinde sıcakkanlı olamadı. Oysa Jale( Neriman) öyle mi? Ondaki işve cilve karısında hiç yok! Nazan itilmeye kakılmaya layık! Ne kadar eşi olsa da ne kadar evladı Haldunun anneciği olsa da... Bu konuda söylenecek çok şey var da geçiyorum, başına bu kadar felaket gelmiş bir kadını bu kadar müdafaa yeter de artar bile. Acaba başarılı, davasının peşinden ölüme dahi giden Mazhar Bey'de karısını birazcık müdafaa etseydi nasıl olurdu?
Herhalde o zaman bu nefis ve sürükleyici romanı okuyamazdık.
Tüm bunlar bir yana kitap gerçekten uzun zamandır böylesine sürüklenmediğim bir dramaya çekti götürdü beni... Hem bu kadar ağlayıp ( evet, sadece Orhan Kemal ağlamamış yazarken beni de ağlatmıştı) hem de bir o kadar okumaktan zevk aldığım bir kitap olmamıştı herhalde. Bu yüzden hem tavsiye ettiğim hem de iyi ki okumuşum dediğim çok güzel bir kitaptı.
Öyleyse okuyacaklara şimdiden iyi okumalar ve bol şanslar diliyorum.