Türk edebiyatının felsefi fantastik türündeki zirvesidir. 17. yüzyıl İstanbul’unda geçen kitapta, düşler ve gerçekler birbirine girer. Uzun İhsan Efendi’nin dünyasında gezerken hem Osmanlı atmosferini solur hem de "Düşünüyorum, öyleyse varım" felsefesinin masalsı bir yorumunu okursunuz. Dili biraz ağır ama lezzeti benzersizdir.