Puan vermedi·118 syf.····Okunma: 22 Şubat 2026 20:00 Yazarın kalemiyle ilk kez bu kitapta tanıştım. Hikâye, içinde istenebilecek her şeyin bulunduğu gizemli bir dükkân etrafında şekilleniyor. Ancak bu dükkândan bir şey almak, sıradan bir alışveriş değil; her dileğin mutlaka bir bedeli var.
Dükkâna gelen insanlar, hayatlarında eksik gördükleri şeylerin peşindedir:
geçmiş yıllarını geri almak isteyenler,
büyük bir aşk yaşamak isteyenler,
korkularından arınıp daha cesur olmak isteyenler…
Hepsi arzularıyla gelir ve ödeyecekleri bedel üzerinde satıcıyla pazarlık yapar.
Satıcı, müşterilere açıkça şunu hatırlatır:
Verilen bedel, ileride pişmanlık duyulup geri istenirse, bu kez çok daha ağır bir karşılık gerektirecektir.
Çoğu insan bu uyarıdan sonra vazgeçer; vazgeçmeyenler ise gerçekten de daha büyük bedeller ödemek zorunda kalır.
Kitap, insanı durup düşünmeye çağıran bir anlatı sunuyor.
Sahip olduklarımızla mutlu olmayı bilmediğimizi, farkında olmadan şikâyet ettiğimiz şeylerin aslında hayatımızı anlamlı kıldığını hissettiriyor.
Okura şu soruyu sorduruyor:
“Elimizde olanlar giderse, geriye nasıl bir hayat kalır?”
Ve bu soruyla, yokluğun doğuracağı kaosu gözler önüne seriyor.
Hem sürükleyici hem de sorgulayıcı bir kitap.
Dili oldukça akıcı, mesajı ise derin ve etkileyici.
Ben çok beğendim ve gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.