MÜTALAA Grubumuzla okuduğumuz kitap olan Çok Tuhaftı Ağlayamadım adlı kitabı okurken insanın kendinden bir parça bulmaması neredeyse imkânsız. Öykülerin içinde yer alan hayvanlar ve eşyalar öylesine anlamlı sembollerle kullanılmış ki hayran kalmamak mümkün değil. Zaten simgesel anlatımı film ve kitaplarda her zaman çok sevmişimdir. Bu kitap da tam olarak bu yönüyle beni etkiledi. Bende çok iz bırakan öyküler “Bizim Evde Herkesten Önce Balıklar Uyanır” ve “Aldatma Çizgisi” oldu.
Bizim evde herkesten önce balıklar uyanır öyküsünde balıklarını yiyen bir çocuğun davranış ve çevresinden gördüğü ilgisizlik zamanla suyun bulanması en sevdiği balığı yemesi o kadar manidardı ki.
Aldatma Çizgisi öyküsündeki fareler, zihnimizi kemiren şüpheleri ve düşünceleri simgeliyor. Doğru olup olmadığını bile bilmediğimiz kuşkular büyüyerek insanın içini zamanla yiyip bitiriyor. Okurken çok etkiledi beni hatta keşke bu öykü daha uzun olsaydı, daha fazla okuyabilseydim diye düşündüm.
Kitabın son öyküsü olan “Şıvgalarım Kırdılar” ise beni bambaşka bir yerden yakaladı. Okurken sanki en yakın arkadaşımdan dedesini dinliyormuşum gibi hissettim. Çok samimi, çok içten ve çok dokunaklıydı.
Duygularımızın sessiz çığlığı gibi olan bu öykü kitabı, insanın iç dünyasına usulca dokunuyor. Hayatın içinden ama bir o kadar da derin anlatımıyla uzun süre akılda kalacak bir eser olmuş. Bu etkileyici ve duygu yüklü öyküler için yazara teşekkür ediyorum.
Çok Tuhaftı AğlayamadımBahtiyar Gül