Albert Camus / Yabancı
Sanırsam son beş yılda bi dört defa falan okumuşumdur,
Meursault(mörsu ) ile ahbap olduk:)
Bu romanı anlamak için Albert kamunun yaşantısını ve bazı kitaplarını bilmek gerekiyor özellikle Sisifos söylemi ve baş kaldıran insan
Camus un Çocukluğu fakirlik ve yoksulluk içinde geçer, futbola çok ilgilidir ama sağlık problemleri oynamasına elverişli değildir, akciğerleri ile ilgili sorunlar yaşanmış olduğu sıkıntıdan dolayı , ölümü her an ensesinde hissetmiştir
Camus Tanrı’ya ve ölümden sonraki hayatın varlığına inanmaz hatta Kiegardı tanrıya inandığı için felsefik olarak intihar etmekle itham eder
Ölümden sonraki yaşam bir Gereksinimin sonucudur ona yapılması gereken hayatın bu saçmalığını kabul etmek ve bu saçmalığa rağmen yaşamayı başarmaktır
Kitap absürd felsefenin edebiyat dünyasındaki temel taşlarından biridir
(bana göre Godoyu Beklerken le ilk sıra için kapışır)
Kitabı iki konu başlığı altında ele alabiliriz
1-Mörsunun annesinin ölümü sonrasında takıldığı tavır
2- M nin işlediği cinayet
Kitabı daha iyi anlayabilmek için karakter olarak M ye baktığımızda
-toplumsal maskeler takmayan
-otantik
-anı yaşın
-kendisini açıklama gereği duymayan
-duygusal açıdan kimseye yakınlık duymayan bir tip
M’nin karakterini üç yönden inceleyebiliriz
1-psikolojik yönü
Kişisel özelliklerini yanı sıra M olayları yoğun duygusal tepki vermez
Hiçbir şeyden heyecan duymaz
Duygusal bir küntlük yaşar
Her şeyden vazgeçmiş görünür ama bedensel hazdan uzak durmaz, cinayet olayı incelendiğinde cinayeti işlediği sırada duygusal bir travma örselenme sonucunda değil sıcak ter gibi bedensel tepkiler cinayetin işleme sebebidir yani duyguya odaklanmaz bedensel ihtiyaca odaklanır
2-felsefik yönü
Absürt bir karakterdir
Hayatın bir anlam ifade etmediğini söyler ancak bu nihilizm felsefesinden tamamen farklıdır , ölüm gerçeğini kabullenmiş anda kalarak Özgürleşmiştir , hayatın anlamsızlığı incelerken birbirine benzeyen yaşantıları zamanın sürekli giden bir durum olmasına rağmen ona anlam yüklemeler hayal hayal kurmalar hayatın ölüm karşısındaki absürt durumudur
Ölümün olduğu bu dünyada onun ne zaman olacağının anlamı yoktur
fakat herkes bilir ki hayat yaşanmak zahmetine değmeyen bir şeydir, aslında 30 ya da 70 yaşında ölmenin önemli olmadığını bilmez değilim her iki durumda da gayet doğal olarak başka erkeklerle başka kadınlar yine yaşayacaklar ve bu binlerce yıl devam edecek söz konusu bundan daha açık bir şey yoktur şimdi ya da 20 yıl sonra olsun olsun ölecek olan hep benzerdir
Gelecek kaygısı duymaz gelecekle ilgili bir plan yapmaz
Zaman mefhumu yoktur
3-toplumsal yönden ele aldığımızda yabancılaşma kavramını görüyoruz
mörsu toplumun bir çok normuna yabancılaşmış karakterdir
Varoluşçu filozof olarak anılmasına rağmen varoluşçuluuğu kabul etmez, ben absürt filozofum der
Bu durumu Satre ye başvurarak açıklıyoruz
Varoluşçu filozof J .P Satre ve absürt filozof Camus karşılaştırıldığında
C. Ye. Göre göre insan anlam yaratmaz sadece yaşar, anlam yoktur ve yaratılmaz
Satreye göre de anlam yoktur ama yaratılır ,tekrar Mörsü ye döndüğümüzde,M anlam aramaz, toplumsal yorumların karşısındadır, sadece yaşar
Buradan da anlaşılacağı üzere Albert C bir absürt filozoftur
Bu kitabın temel felsefesi olan Absürdizm kuramsal temellerini A C nin “ Sisifos söylemi” isimli eserinden almıştır
Sisifosun tanrılar tarafından cezalandırılması, ceza olarak bir kayayı dağ yamacına tırmandırmasıdır,S Kaya’yı da tam doruğuna çıkardigi anda yuvarlanıp geri düşer,, ama S vazgeçmez her defasında bir motivasyonuna yukarı doğru kayayı iter, bu dünyanın anlamsızlığını ifade eder
insan bu absürdlük karşısında iki yol tercih eder
-ya İntihar eder, vazgeçer
-ya bu absürt durumla yaşamayı kabul eder
Son bölümde papaz reddeder yani dini reddeder, ölümün kaçınılmazlığını kabul eder ve evrenin bu absürtlüğü ile barışır bu Sisifosun her defasında tekrar tekrar hikayeyi itmeye başlamasının motivasyonudur
Bu kitabı daha iyi anlamak için. A C nin “baş kaldıran insan “ kitabını okumak gerekir çünkü baş kaldıran insanda absürdizm sonrası etik politik tavırları irdelemiştir
Mörsu baş kaldıran değildir ama aynı zamanda sessiz bir başkaldırının örneğidir
M, hayır demez ve sınır çizmez
Yabancıda temel vurguladığı temalardan biri de şudur
“ dünya anlamsız ama bazı şeyler kabul edilemez”
M bir baş kaldıran değildir çünkü
Hak ihlalini bilinci ile yaşamaz
Kendini savunmaz
Adalet talep etmez
Maruz kalır ama protesto etmez
Aynı zamanda M’nin tutumu bir baş kaldırıdır
Pasif direniştir
Toplumsal normları reddeden
Rol yapmadan yalan söylemeden yaşar
Bu baş kaldıran insan için politik bir zemindir.