9/10
·816 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 21:11
Romanları ve film uyarlamalarından bucak bucak kaçtığım Stephen King’den okuduğum ilk roman 22/11/63. ABD’nin en büyük travmalarından biri olan Kennedy suikastini ve eğer John Kennedy ölmeseydi ne olurdu düşüncesini masaya yatırıyor Stephen King romanda. 2011’in Haziranında bir gün, Maine’ın Lisbon Falls kasabasında yaşayan edebiyat öğretmeni Jake Epping lokanta sahibi arkadaşı Al Templeton’dan bir telefon alır. Onu ziyaret ettiğinde büyük bir şok yaşar. Bir gün önce gördüğü Al, bir gecede on yıl yaşlanmış görünmekle kalmayıp akciğer kanserinin son evresine gelmiştir. Açıklama olarak Al, lokantanın kilerinden başka bir zamana açılan kapıyı gösterir Jake’e. Kendini 9 Eylül 1958’de bulan Jake birkaç saat geçirip geri döndüğünde gerçekte sadece iki dakika geçtiğini görür. Yıllar içinde çok defa geçmişe gidip gelen Al, Kennedy suikastini saplantı haline getirmiş ve bunu engellemeyi kafasına koymuştur. Son gidişinde sonuca yaklaşmışken kanser olduğunu fark edip geri dönmüştür. Jake’i bu görevi devralması için ikna eder. Jake suikasti önleme dışında başka sebeplerle de geçmişe gider. Fakat geçmiş inatçıdır ve değişiklerden hoşlanmaz. Maine’dan Georgia ve Dallas’a uzanan serüveni boyunca karşılaştığı tesadüfler onda sürekli simetri hissi ve şaşkınlık yaratırken değiştirmeye çalıştığı geçmiş, dişlileri arasına çubuk sokmaya çalıştığı devasa bir makine gibi savaşıyor onunla. Dostluk, aşk, vefa gibi duyguları özlemle kucaklarken ırkçılık ve bağnazlık şaşkınlığa uğratıyor Jake’i. Başından sonuna kadar temponun hiç düşmediği, çok akıcı bir roman 22/11/63. İnceleme yazmakta zorlandığım kitaplardan biri oldu. Stephen King’in her soruyu cevaplayan her detayı sonuca bağlayan tarzına ekleyebileceğim hiç bir yorumun olmadığını düşündüm. Bazen fazla detaylı yazıldığını düşünsem de tüm o detayların hikaye için gerekli olduğuna karar verdim.
22/11/63Stephen King · Altın Kitaplar · 20214,179 okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.