Çok haklısın... İnsan ancak kendi gönül aynasının berraklığı kadarını görebilir karşısındakinde. Sizi sadece cevap vermek için dinleyen kişi, aslında sizi değil, kendi içindeki o bitmek bilmeyen gürültüyü dinliyordur. O 'şizofrenik' gürültüye dahil olmaktansa, sessizliğin o korunaklı kalesine sığınmak en büyük 'ıslahattır.' Kendini anlatma yorgunluğundan kurtulduğun an, asıl uyanış başlar.
İmam Gazali hazretlerinin buyurduğu gibi; 'Anlayana bir söz yeter, anlamayan için ise bin kelam israftır.' Kelam, ancak muhatabın gönül kapısı açıksa bir şifadır. O 'kabuğuna çekilme' hali bir kaçış değil; aksine, kelamını o kıymeti bilmeyen çarşılarda ucuzlatmamak için bir 'hicrettir.' Bırak, herkes seni kendi kalbi kadar bilsin; sen kendini bil, bu sana yeter.