8/10
·176 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 23:36
Kitabı bitireli birkaç gün olmasına rağmen içimden bir ses incelemesini yazmak için yazar söyleşisini beklemem gerektiğini söylüyordu. Çünkü bu kitapta eksik olan bir şeyler vardı; evet, güzel ve akıcı ancak tam olarak Ayşe Kulin kitabı diyemiyor insan. Önceden okuduğum kitapları son derece detaylı ve doyurucu iken, Atatürk'ü anlattığı bir kitabının bana eksiklik hissiyatı yaratması normal değildi. İyi ki de söyleşisini dinleyip incelemesini öyle yazmışım çünkü kafama takılan sorunun cevabını yazardan aldım, şimdi sorularımı ve niçinini daha iyi anlatabileceğim. Öncelikle Atatürk hakkında yazılmış çok kitap var ancak onun ağzından yani ben diliyle yazılmış bir romanı ilk defa okuyoruz. Çocukluk yıllarından başlayan anlatı tam sizi içine çekerken ve kitap oldukça güzel ilerlerken bir anda kendimizi aradaki yılları atlamış ve askerlik yıllarına gelmişken buluyoruz. İşte bu kopukluk bende soru işareti uyandıran noktalardan biriydi çünkü ben henüz daha o arada geçen yıllardan kopmaya hazır değildim. Tam askerlik yıllarını okurken bu sefer de savaş anılarını, başarılarını okuyamadan bir anda Latife Hanım ile evlendiği yılları okumaya başlıyoruz ve yine zihnimizde oluşan eksiklik duygusuyla baş başa kalıyoruz. Önceden farklı kitaplarını okumasam ve kalemini bilmesem Ayşe Kulin'in anlatımının yüzeysel olduğunu düşünebilirdim ancak benim bildiğim Ayşe Kulin bu değildi. Söyleşisinde anlamış oldum nedenini. Rica üzerine yazılmaya başlanan, aynı konuda yazılmış çok fazla kitap olduğu bilinerek oluşturulan ve ölüm döşeğinde olan kocasının baş ucunda, onca hengamenin içinde yazılmaya çalışılan bir kitap vardı elimizde. O an hak verdim yazara, belki aynı konuyu birkaç sene önce yazsa daha donanımlı bir kitapla karşımıza çıkacaktı ancak kendi dertlerinin arasında yine de güzel denilebilecek bir eser ortaya koymayı başarmıştı. Bir yandan da yazarın ardında bıraktığı bu eseriyle Atatürk'ü savunmaya çalıştığını gördüm. Ona düşman olanlara bir bir cevap vermeye çalışmış. Ancak onları kale almak bile gerekmediğini düşünüyorum. Sonuçta sayesinde kurtarılmış, kulluktan çıkıp vatandaş olma hakkı edilmiş, bayrağını ve marşını özgürce bugün sergileyebilme imkanı bulmuş insanlar eğer nankörlük edebiliyorlarsa onları Atatürk'ü ne kadar anlatırsanız anlatın zaten hiçbir faydası olmayacaktır. Belki bizleri çok fazla tatmin etmeyecek olsa da ben lise öğrencilerinin seveceğini, onların düzeylerine daha çok hitap edeceğini ve Atatürk'ün sadece asker yanını değil kişisel kimliğini de öğrenebileceklerini düşünüyorum. Yine de hangi kitabı olursa olsun Ayşe Kulin'i mutlaka okuyun. Çünkü kendisi edebiyatımızın Cumhuriyet Dönemi'ndeki en başarılı kalemlerinden.
Edebiyat & Roman
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,471 okunma
·
64 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.