10/10
·134 syf.··
2026 7. kitabı
Her okuduğum kitabıyla bir önceki eserinden kalemine biraz daha hayran kaldığım Amin Maalouf, bu sefer "panteri evcilleştirmeye çalıştığı" bir denemesiyle karşımızda. Kitap, bu gezegende yaşayan her insanı ilgilendiren çok temel ama bir o kadar da kritik konuların ele alındığı, yazarın da deyimiyle her paragraf için ayrıca onlarca sayfa daha yazılabilecek nitelikte birikmişlik barındıran hususların değerlendirildiği bir çeşit düşünce yazısından oluşuyor. Elbette herkesin fikri kendine ancak kimlik, ayrımcılık, ortak paydalar ve küresel vatandaşlık gibi konuları bana göre olabilecek en objektif şekilde ele alarak kendince bir iddiada bulunmasa da bu dünyanın evlatları için tam anlamıyla bir manifesto sunuyor. Sunduğu birleştirici ve özgürlükçü fikirlerinin yanı sıra dünya toplumunun köşe bucağını didik didik ederek kendi zamanının örnekleri üzerinden zamansız sosyolojik çıkarımlarda bulunuyor. Kitabın bundan aşağı yukarı 26 sene önce yazıldığını düşünürsek toplum trendleri üzerinden bireylerin tektipleşmesini, sığındıkları maneviyat çatısı altında kimliklerinin sağlam buldukları tek direği dinin gücüyle uluslar çapında söz sahibi olacak muhafazakar grupları ve dünyanın dört bir yanından anlaşmazlıkların doğuracağı sonuçları daha o zamandan öngörebilmesi kafamda bu adamın insanoğlunu kitap gibi okuyabildiği fikrini uyandırdı. Toplum olarak hepimizin statik bir benlikle yalnızca bir aidiyetin çatısı altında yaşamadığımızı, her insanın onu o yapan eşsiz kimlik kombinasyonlarıyla toplumda bir başkası tarafından doldurulamayacak bir yeri olduğunu ve tüm bu benlik karmaşasının altında bu gezegenin insanları olarak küresel vatandaşlar olduğumuzu bize hatırlatan bu eser, anlattıklarına kıyasla küçük sayılabilecek hacmiyle modern dünyanın sosyal açıdan işleyişinin ilerlemesi gereken yönüne giriş yapabileceğiniz bir özet kitabı. Maalesef "modern" insanlar olarak okurken bazı kısımları kabullenmekte zorluk çekeceğimiz ama yine de bunları düzeltmek için bir umudun olduğunu göreceğimiz bu kitap benim için oldukça değerli bir noktada. Tabii anlattıklarının yoğunluğu sebebiyle bir çırpıda bitirip anlayabilmek için çok yüksek bir bilişesel kapasiteye sahip olmak gerektiğini düşünüyorum o yüzden yavaş ve sinidirilerek okunması gerektiğini savunuyorum. İşte böylece en azından eşsiz kimliklerimizin bizi birbirimizden ayıran sınırlar değil birbirimize yakınlaştıran köprüler olduğunu anlayabiliriz. Bu vesileyle de kitabın sonunda Amin Maalouf'un ettiği temenniyi tekrarlamış olalım: "Genelde, bir yazar son sayfaya geldiğinde en kalpten dileği, kitabının yüz yıl sonra, iki yüz yıl sonra hâlâ okunuyor olmasıdır... ...bu kitap için o dileği tersine çevireceğim: Torunum yetişkin biri olup da günün birinde rastlantıyla aile kitaplığında onu keşfettiğinde biraz sayfalarını karıştırsın, biraz göz atsın, sonra omuz silkerek ve büyükbabasının zamanında hâlâ böyle şeylerin konuşulmasına ihtiyaç duyuluşuna hayret ederek hemen aldığı tozlu yere geri koysun."
Ölümcül KimliklerAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20199,8bin okunma
·
37 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
elinize sağlık çok güzel yazmışsınız
Melih HOCAOĞLU
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim 😊