Puan vermedi·524 syf.····Okunma: 23 Şubat 2026 00:00 Kitabın adı: Masumiyet Müzesi
Yazarın adı: Orhan Pamuk
Sayfa sayısı:524
"Hayatımın en mutlu anııymış bilmiyordum bilseydim bu mutluluğu koruyabilir her şeyde bambaşka gelişebilir miydi? Evet bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim asla kaçırmazdım o mutluluğu"
Kitabımız böyle başlıyor uzun zamandır okumak istiyordum dizisi çekilince öne aldım ve okudum yazarın kalemini sevdim özellikle kitabın kahramanlarından olması çok hoşuma gitti hani bazı film yönetmenleri de film karakteri olarak kısa bir rol oynarlar ya yazarların da böyle yapması değişik bir hoşluk oluyor.
Evet gelelim müzemize kitabımızın ana kahramanı Kemal 30'lu yaşlarında İstanbul'un elit ailelerinden olup nişanlanmak üzere olan yakışıklı ve genç Gözde bir bekar adamdır nişanlanmak üzere olduğu Sibel de sosyetedendir.
Kemal ve Sibel bir gün Nişantaşı'nda yemek yemeye giderken önünden geçtikleri bir butikte güzel bir çanta görürler sibel'in gözü takılır Kemal hiç huyu olmadığı halde daha sonra giderek o çantayı alır fakat Sibel çantanın sahte olduğunu iade edip parasını geri almasını söyler.
Bu arada çantayı almaya gittiğinde Füsun ile karşılaşır Füsun kim mi uzak bir akraba kızıdır annesi terzidir evlere dikişe gider Kemal küçükken de 10-12 yaşlarındayken de onlara giderdi Füsun'la Kemal oynarlardı diyorum çünkü kitapta böyle yazıyor oynardık diyor.
Füsun liseyi bitirmiş üniversite sınavına hazırlanmaktadır bu arada da bu tekli tezgahtarlık yapmaktadır Kemal çantayı iade etmeye gider ve Füsun'a matematik dersine çalıştırabileceğini ve her gün saat 2'de merhamet apartmanındaki daireye gelmesini söyler.
Füsun gider e peki sizce ateşle barut yan yana olur mu olmaz tabii bizimkiler birbirine aşık olurlar bu arada Kemal'in nişan aldıkları da devam etmektedir nişan günü 9 haziran'dır günler çabucak gelir geçer ve nişan töreni başlar nişana Füsun da gelmiştir ve Kemal onunla dans eder dans ederken üniversite sınavından sonra saat 2'de merhamet apartmanında onu beklediğini söyler fakat Füsun gelmez ondan sonraki gün de gelmez daha sonraki günlerde de gelmez nereye gitmiştir.
Kemal büyük bir tutkuyla merhamet apartmanına gitmeye devam eder onun füsunun dokunduğu eşyalara dokunur onları öper okşar onları saklar ve müze evin temelleri atılır.
Aradan 2 yıl kadar bir zaman geçmiştir bu arada Kemal sürekli füsun'u arar ha unuttum yazmayı bu arada Sibel yüzüğü geri vermiştir yani Kemal özgür kalmıştır.
Rahat rahat füsun'u aramaktadır ve bir gün bulur şans bu işte yani ve evlerine gider Füsun'la karşılaşır almak için evlenmiştir film yönetmeni şişko bir adam olan Feridun'la. Seviyor mu sevmiyor mu bilemedim ben anlayamadım. Bizim Kemal sık sık gelip gitmeye başlar oraya bu gelip gitmelerde de her gün bir şey alır götürür özellikle Füsun'un elinin değdiği nesneleri.
Feridun la film yapmaya karar verirler film şirketinin adını bile koymuşlardır limon film işte böyle daha fazla yazmaya gerek duymuyorum çünkü okumanızı tavsiye ederim böyle anlatmakla olmuyor ve okuduktan sonra da filmini izlemenizi tavsiye ederim.
Ben Orhan Pamuk kalemini sevdim bundan sonra da Orhan Pamuk okumaya devam edeceğim inşallah diyelim.