Her Şey Nafile - Almanya Düşerken
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 00:14
1945 yılı. Artık 2. Dünya Savaşı’nın son düzlüğüne girilmektedir. Bir zamanların işgalcileri artık savunma pozisyonuna geçmiştir. Bütün Almanya gözünü Doğu sınırına dikmişti zira kapıda bekleyen bir dev vardı. Tüm dünya Sovyetlerin Almanya’ya son öldürücü darbeyi ne zaman vuracağını tartışıyordu. Tüm bu endişelerin içinde Doğu Prusya’da bulunan Georgenhoff Çiftliği kendi dünyasında yaşamaya devam ediyordu. Evin hanımı Katharina, oğlu Peter, hala Helena Harnisch, Polonyalı kâhya ve 2 Ukraynalı hizmetçiden ibaretti evin nüfusu. Katharina’nın eşi İtalya’da görevli bir Alman subayıydı. Savaşla, savaşın getirdikleri ile pek alakaları yoktu. Zira çiftlik sayesinde ne yoksulluk çekiyorlardı ne de açlık…Kayıtsız bir şekilde hayatlarına devam etmektedirler. Ancak kulaklarını savaşa tamamen kapamak imkansızdır. Çünkü gelen gideni olan bir çiftliktir bu. Pul koleksiyoneri bir iktisatçı, faşist bir kemancı kadın, Rusya’ya kaçmak isteyen bir Yahudi vs…her gelen misafir devam eden savaşı kendi bakış açılarından aktarmaktadır ev ahalisine. Peki radyolar, gazeteler hiç savaştan bahsetmiyorlar mıydı diye soracak olursanız, onlara göre her şey güllük gülistanlıktı. Alman ordusu geri çekilse bile bu taktik bir geri çekilme idi. Rusları tuzağa çekip onları Alman topraklarında kıstıracaklardı güya. Ancak durum hiç açıcı değildi. Zira savaştan kaçan Alman mülteciler yavaş yavaş sokakları doldurmaya başlamıştı. Rusların sınıra dayandığından söz ediliyordu, çok tatsız şeyler oluyordu orada. “Kimin aklına gelirdi işin bu raddeye varacağı? “ S.97 Baş denetçi Drygalski durumun vahametini şu sözlerle itiraf ediyor: “Neyse ki oğlumuz çoktan Polonya’da vuruldu, diye düşündü. Yoksa her gün onun için endişelenecektik. “ s.151 Cepheye gönderecek genç erkek kalmamıştı. Yavaş yavaş çocuklar askere alınmaya başlanmıştı. Baş Denetçi Drygalski, Peter’i gözüne kestirmişti. Bu sebeple annesi sürekli olarak Peter’ın hasta olduğu haberini etrafa yaymaktaydı. Sadece çocuklar değil, yaşını başını almış adamlarda askere alma dairesinin hedefindeydi. Bunlardan bir tanesi de kasabanın 62 yaşındaki kitapçısıydı. Ancak bu kötü durumda dahi Alman halkı o kritik soruyu sormuyor. Kaldı ki yazar Walter Kempowski de bu gerçeği kitabının hiçbir yerinde bahsetmiyor. Aslında bundan bahsetmeyerek Alman halkının yaptığı yanlışı yüzlerine vuruyor. Hitler’i neden destekledik? Almanlar en zor durumda dahi bu soruyu kendilerine sormadılar. Sorgulamaktan hep çekindiler. Felaketin kapıya dayandığı 1945 kışında bile bu soruyu kitaptaki kahramanlardan hiçbiri dile getirmedi. Kitapta bir tek Dr. Wagner yitip giden Alman şehirlerinin ardından ağıt yakmakta. Bir tek o farkında aslında tüm kaybedilenlerin bir hiç uğruna kaybedildiğinin…Geride ne Könisberg kaldı, ne Dresden ne de Munih…Alman kültürünün sembolleri tek tek düşerken Wagner de düşen bu şehirlerle beraber ölmektedir adeta… Bu kitap bir savaş kitabı gibi gözükse de aslında umursamazlığın getirdiği yıkımı naltan çok değerli bir eser. Ben çok beğendim. 2.Dünya Savaşını kazananlardan değil de kaybedenlerden okumak nedense daha çok ilgimi çekiyor…
Her Şey NafileWalter Kempowski · Yüz Kitap · 202430 okunma
·
37 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.