1970’ler Türkiye’sinin modernleşme sancılarını, kentli orta sınıfın varoluş krizini ve aydın yabancılaşmasını yoğunlaştırılmış biçimde yansıtan bir metinler bütünüdür.
Metnin merkezindeki karakterler genellikle kentli, eğitimli, fakat sistemle uyumsuz bireylerdir. Atay’ın aydını, sisteme entegre olamaz; ama onu dönüştürecek kolektif bir eylem kapasitesine de sahip değildir. Bu nedenle metinde sürekli bir ironi ve iç monolog hâkimdir.
Atay’ın karakterleri “ne tam Batılı ne tam geleneksel”dir. Bu ara konum, Türkiye modernleşmesinin temel sosyolojik gerilimidir.
Metin, kentli bireyin yalnızlığını yoğun biçimde işler. Geleneksel toplumda birey cemaat içinde tanımlanırken, modern toplumda birey “özgür” ama yalnızdır.
Durkheim’ın anomi kavramı burada işlevseldir:
• Normların zayıflaması
• Amaçların belirsizleşmesi
• Toplumsal bağların gevşemesi
Atay’ın karakterleri, tam da bu anomik boşlukta salınır.
Korkuyu Beklerken, bireysel nevroz anlatısı değil; Türkiye modernleşmesinin yarattığı kimlik yarılması, Bürokratik devlet karşısında edilgenleşen birey, Kentli aydının yabancılaşması, Anomik yalnızlık ve içselleştirilmiş korku üzerine bir sosyolojik metindir.
Atay’ın metni, kolektif bir korku atmosferini bireysel bilinçte kristalize eder.