·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Şubat 2026 21:52 ! Spoiler içerir !
Adı itibarıyla dikkatimi fazlaca çeken bu kitabı sahafta rastgele almıştım, iyi ki de rastgelmişiz. Ve umarım siz de rastgelirsiniz.
Kitap, çevrede güzelliğiyle bilinen Sâra adlı bir kadın ve taşkalpliliğinin yanında çirkinliğiyle bilinen Ziya (diğer adıyla Homongolos) adlı bir adam arasında geçen çatışmayı anlatıyor. Ziya, geçmiş yıllarında bolca zorlukla karşılaşmış, dış görünüşü yüzünden dışlanmış ve bu yüzden sevmeyi kendine yakıştırmayan biriyken Sâra ise güzellinin farkında olan ve eğlencesi erkeklere cilve yapmak olan bir kadındır. Homongolos, çevresindeki kadınlardan uzak duruşu ve hakkında çıkan bazı kadın nefreti dedikoduları yüzünden çevrede “kadın düşmanı” olarak anılırken bu durum Sâra’nın dikkatini çeker, ona bir ders vermek ister. Ve asıl olayımız burada başlıyor.
Kitap iki bölümden oluşuyor, iki bölüm de mektup. İlk bölümde Sâra arkadaşına Homongolos’u nasıl kendine aşık edeceğini, o aşkını itiraf edince ise onu nasıl terk edeceğini anlatır. Aynı zamanda gelişmeleri arkadaşına yazar. İkinci bölümdeyse olayları Homongolos’un gözünden okuyoruz. Çevresinde kendini açabileceği arkadaşı olmadığı için vefat eden arkadaşına yazdığı mektuplarda Homongolos kendi geçmişini, adının neden böyle anıldığını anlatır. İlerleyen mektuplarda Sâra’dan hoşlandığını ama bunu ona itiraf ederse dalga konusu olabileceğinden bahseder. Nitekim şans eseri Homongolos, Sâra’nın ona olan yakınlığının bir oyun olduğunu öğrenir; ve Sâra’nın mektubunda bir trafik kazası, Homongolos’un mektubunda ise tasarladığı bir intihar olarak Homongolos vefat eder.
Kitabın basit dili, ince olmasına rağmen harika işlenmiş kurgusu ve içindeki dram kesinlikle okunmaya değer unsurlar. Herkese gözüm kapalı önereceğim bir eser.
İyi okumalar!