Bir olay üç anlatıcılı mükemmel kitap.
Pınarın Kür'ün kendi zekasını oya gibi işlediği ince detaylar, anlatım şekilleri. Değişen yazı puntoları ve karakteriyle verilen o ince nüanslar. Kitabı harika yapan asıl şey işte budur.
Olay belli kadın asılacak.
Faik İrfan Elverir'in gece yarısı düşünmeleriyle başlıyor kitap bu şahsiyet bir başhakim. Kadın düşmanı, ezilmiş ve yoklukla büyümüş bencil biri bunu o gece yarısı düşündüğü tüm çirkin düşüncelerinden anlayabiliyoruz. Ve diyor ki bu kadın asılsın.
İkinci bölüm Asılacak Kadın Melek o da bilinçakışı tekniği ile yazılmış. Hakimin verdiği karara itiraz etmez Melek hiç konuşmaz susar söylese konuşsa ne değişecektir ki diye düşünür oysa masumdur fakat savunmaz kendini. Bu bölümde Melek'in düşüncelerine bakarız. Etrafında olan olayları sorgulamadan ve anlamladan itaatkar şeklinde yerine getiren cahil bir kızın düşünceleri. Masum bir hayvandan farksızdır sorgulamaz, anlamaz sadece itaat eder. Aslında Melek'e bu yönden bakalım diye tüm o ince detayları oyalamıştır yazar.
Üçüncü bölüm Yalçın karaketeri ağzından yazılır çünkü Yalçın'ın okumuş biridir. Düşüncelerini dile getirir söyler. Kitabın yazıldığı döneme göre Yalçın idealist biri memleketi kurtarma sevdasına düşmüştür. Bu role öyle bürünür ki kendini kurtarıcı ilan eder Melek'i kurtarmak istemiştir. Yalçın bize anlatırken Melek'i analiz ettiği cümleleri çok vurucudur.
Kitabı kapattıktan sonra deriz. Melek gibi biri olabilir mi? Ülkemin kanayan yarası kızlar, kız çocukları, kadınlar... susturulmuşlar veya susturulmaya çalışılanlar... ezilenler ve hep ezik kalanlar...