Gönderi

Efendimiz (sav) ‘e iftira ,hakaret !
Puan vermedi
Allah aşkına buna artık dur diyelim! Gün geçmiyor ki, Peygamberimize yeni bir hakaret edilmemiş olsun! Entelektüellik adına Peygamber Efendimiz Aleyhisselama hakareti mazur mu göreceğiz , edebiyat adınadır diye görmezden mi geleceğiz ? Bu kitapta Efendimiz Aleyhisselama ciddi hakaretler var! Bu kitaba tepki göstermek, toplatmak boynumuza borç değil mi? Buna bağnazlık mı barbarlık mı ne derseniz deyin! Yeter artık, başlarım sizin entelektüelliğinize! Sonra yakınca yaktı, yıkınca yıktı oluyoruz! Allah rızası için okumayın okutmayın ! Allah rızası için buyrun bu kitabı toplatalım! !Kırmızı kedi yayınevi bu alçak kitabı topla! Harun ÇetinHarun Çetin İşte hakaret içeren cümleler: "Bildiğimiz gibi Muhammed Arabistan’da doğmuş, önceleri devecilik yapan yoksul bir kişiyken tüccarlarla mal almaya gidermiş. Bu yolculukların birinde tüccarlarla o zaman nüfusu Hristiyan olan Mısır’a gitmiş. Arabistan çöllerinde bir münzevi keşişin yaşadığı bir şapele girmiş. Şapelin dar ve alçak kapısı o girerken öylesine büyüyümüş ve genişlemiş ki, adeta bir sarayın ya da malikanenin kapısı gibi olmuş. (...) Ondan sonra çok akıllı, zengin ve önemli bir gökbilimci olmuş. Horasan Bey’i ona valilik görevi vermiş ve çok iyi bir yönetici olmuş. Bey ölünce onun dul eşi Hatice’yi kendine eş olarak almış. Muhammed’in şifasız bir hastalığı varmış, nöbet geçirip bayıldığı için karısı onunla evlendiğine pişmanmış. Ama Muhammed onu her nöbette Cebrail adındaki meleğin kendisine mesaj getirdiğine, bu meleğin ışığının ve gücünün onu kendine getirdiğine inandırmış." s. 109. "Muhammed, Venedikli tüccarların sık sık mal almaya gittikleri Hindistan yolunda Arabistan ve Ortadoğu’dan geçerken Sina Dağı’nın ötesinde denize bir gün uzaktaki çölde bir münzevi bir din adamına saygıyla bağılmış. Orada bütün gece vaaz dinleyip yanındakileri de uykusuz bıraktığı için Muhammed’in sadık adamları bu münzeviyi öldürmeye karar vermişler. Gece Muhammed şarabın etkisiyle uykuya daldığında adamları kılıcını kınından çıkarıp münzeviyi kesmiş ve kılıcı üstünde kanıyla tekrar kınına yerleştirmişler. Sabah Muhammed münzevinin öldüğünü görünce çok üzülüp ah ederek adamlarını cezalandırmaya kalkmış. Ama hepsi ağız birliğiyle ona münzeviyi kendisinin öldürdüğünü, şarabın etkisiyle hatırlamadığını söyleyip kanlı kılıcını göstermişler. O da inanmış. Böylece şarabı ve onu içen herkesi lanetlemiş." (s. 110)
Alıntı
Sir John Mandeville’in SeyahatleriSir John Mandeville · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20242 okunma
··
395 Gösterim
3 Yorum
İmran ♡İmran ♡ ‎Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri ve daha önceki kâfirlere benzettikleri sözleridir. Allah onları kahretsin, nasıl da çevriliyorlar? ‎(9/Tevbe, 30) Bununla birlikte, tek suçlu bunlar değil. Sistem. Bu basılan yayınlanan her kitapta bu sistemin (devletin) onayı var. Vergisini de alıyorlar. Ve ceza alırlarsa işte para cezası veya birkaç gün hapis. Halbuki İslam’a göre peygamberlere hakaret edenler kadı tarafından idam cezasına çarptırılırlar. Ceza olmayınca, bu tip insanların kutsalımıza hakareti daha çok olur
İmran ♡
Gönderi Sahibi
Putları DevirenPutları Deviren Karınca misali biz üzerimize düşeni yapalım, safımız belli olsun .Yarın huzuru mahşerde ya rabbi elimden gelen buydu bende bunu yaptım diyebilelim gerisi de gerisinin bileceği iş ..
E-devlet üzerinden veya doğrudan cimer.gov.tr adresinden başvuruda bulunabilirsiniz: Başvuru türü olarak "İhbar" veya "Şikayet" seçeneğini kullanın. Kitabın adı, yazarı, yayınevi ve hakaret içeren kısımları (sayfa numarası veya alıntı gibi) detaylıca belirtin. Dilerseniz kitabın kapağını veya ilgili sayfaların fotoğrafını ek olarak yükleyebilirsiniz.
İmran ♡
Gönderi Sahibi
AyşeAyşe hassasiyetiniz için teşekkür ederim aynı şekilde bende şikayette bulunacağım ☺️
Biz efendimizi doğru anlayıp anlatmalıyız ki meydan bunlara kalmasın
İmran ♡
Gönderi Sahibi
Kesinlikle
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.