Uzunharmanlar mahallesinde bir bekar evi kiralayan Musa daha ilk geceden dehşete düşer. Gaipten sesler gelmekte, odalar kendiliğinden aydınlanıp kararmaktadır. Burası bir perili evdir galiba! Ancak... Eğer hakikaten perili evse mutlaka iyilik perilerinin merkezidir. Çünkü gaipten yalnızca ses değil çörek, börek, turşu, çay, temiz çamaşır, hatta tamirci bile gelmektedir. Ne yapacağını bilemeyen Musa, bir yandan olan biteni anlamaya çalışırken öbür yandan mahalle halkıyla tanışır. Üç kuşaktan doğma büyüme Ankaralı "Erzurumlu Teyze" ve kahverengi horozu Rıza, ürkütücü ev sahibi Beyabi, komşunun koca bekleyen kızı Aylin, "baba adam" kaportacı Kirkor, 7 x 24 burun karıştırma kapasitesine sahip küçük Kemal, adı var kendi yok gizemli kadın Aspendos...
Derken ortaya bir gizemli kadın daha çıkar ve Musa'nın kafası büsbütün karışır.
Sezgin Kaymaz'ın ilk kitabıymış. Yer yer komik, baştan sona eğlendirici bir roman.
Bu arada Uzunharmanlar aslında Konya'da bir semtmiş. Ankara diye düşünmüştüm kitabı okurken. Yazarın kitaplarının çoğunda, bir süre yaşadığı Konya'dan bir parça kullanması, bu şehri sevdiğine yorulabilir yazarın. Kalemini çok sevdiğim, çok sürükleyici güzel bir eser.
Okunmasını tavsiye ederim.