İsmail Güzelsoy ve ben... Okuduğum hiçbir kitabı beni hayal kırıklığına uğratmadı ve hatta hepsi beklentimin de üstündeydi. (Ki beklentilerim gayet fazlaydı) Bu kitap da sabaha kadar üzerine konuşmak istediğim bir eserdi yine. Son bir yıldır okurken ağzımın şaşkınlıktan bu kadar açık kaldığı başka bir kitap olmamıştı. Ayrıca son 30-40 sayfada yaşadığım duygu yoğunluğunu açıklamam mümkün bile değil. Her bir sayfa bir sonrakiyle bütünleşiyor ve sonunda mükemmel bir şeye dönüşüyor. Bazı kitaplar için birkaç bölümün ya da sayfanın kitaptan çıkarıldığında hiçbir anlam bozukluğuna uğramayacağına inanırım, Kıpırdamıyoruz kesinlikle o kitaplardan çok uzak bir yerde duruyor. Her cümle, her sayfa ve her bölüm domino etkisi gibi birbirini etkileyen boyutta. Keşke dünyadaki herkes bu kitabı okusa.
Ayrıca kitaptaki istisnasız her karakterle bağ kurdum ve bence bu yazarın ne kadar başarılı olduğunu gösteren şeylerden birisi. Favorim kesinlikle Bekçi Harun. İnanılmaz bir karakter.
Konuyla ya da karakterlerle ilgili detaylı bir anlatıma hiç gerek yok. Kitabı bir an önce alın ve sizi kendi evrenine çekmesine izin verin.
Küçücük bir tartışma konusu: Son bir iki bölümde iyilik-kötülük kavramlarının üstüne çok ama çok fazla açık açık konuşulmuş. Bu yüzden genel olarak bambaşka bir yerdeymiş gibi hissettiren kitap, bir anda gerçek hayata döndürdü. Ama yine de 10/10.