·237 syf.····Okunma: 01 Eylül 2021 00:00 Kitap, uzun ve derin bir sohbet tadında ilerliyor. Onur Ünlü’nün normal olanı sorgulayan tavrı, “ortalama” ifadesine olan mesafesi ve anaakım kültürle barışık olmaması bütün sorulara nasıl yaklaştığını gösteriyor. Okurken sanki Onur’la bir kafede oturup saatlerce konuşmuş gibi hissediyorsun; bazen sinemadan bahsediyor, bazen hayatın anlamına dokunuyor, bazen de varoluşun saçma ama bir o kadar çekici yanlarını tartışıyorsun.
Onur’un felsefeyle, tasavvufla alay etmeyen ama onları gündelik yaşama çekmeyi başaran tavrı beni hem şaşırttı hem de ‘bir şeyler eksikmiş’ hissiyle bıraktı.
Bir söyleşi kitabı olmasına rağmen, sadece yönetmenlik meselesine takılmıyor. Sinema üretim sürecinden karakter yaratmaya, oyuncu seçimine, filmlerin ardındaki düşünsel motivasyonlara kadar pek çok konuya değiniyor. Okudukça kendi film izleme alışkanlığımı bile sorguladım; belki de Onur’un filmlerini bir kez daha izlemek lazım diye içimden geçirdim.
Bazı bölümlerde gerçekten kafanızın karıştığını hissedebilirsiniz, çünkü konu felsefe, edebiyat ve sinema arasında akıp gidiyor. Ama bu karışıklık aslında bir zenginlik bence sanki Onur’un “endişe” dediği şey, sadece bir hayat kaygısı değil; aynı zamanda sınırlara dair sürekli bir sorgulama hali.