𝙈𝙊𝙇𝘼 𝙔𝙀𝙍𝙞
Bazen bir yolculukta mola verirsiniz ama o mola, hayatınızın kırılma noktası olur...
Kitabı görür görmez mutlaka okumalıyım dedim.
Kapak tasarımı ve ismi özellikle ilgimi çekti.
Yazarın dili sade ve akıcı, olay örgüsü ve betimlemeleri güzel.
Bölümler kısa, geçişler hızlı ama alt metin çok dolu.
Yani hem sürükleyici bir okuma sunuyor hem de düşünmeye sevk ediyor.
Kitap boyunca sadece olayları değil, karakterin zihinini de okuyoruz.
Bastırılmış travmalar, unutuldu sanılan anılar, insanın kendine bile itiraf edemediği korkular…
Yazar bunları öyle güzel katman katman açıyor ki, bir noktadan sonra neyin gerçek neyin zihinsel olduğunu sorgulamaya başlıyorsunuz.
Korkutmuyor, huzursuz ediyor.
O kapalı alan hissi, sıkışmışlık, kaçamama duygusu,korku ...
Travma, yalnızlık, zihinsel kırılma ve insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesi gibi temalar güzel işlenmişti…
Bir nevi korkunun dışarıdan değil, içeriden geldiğini hatırlatıyor.
İnsan zihninin en kırılgan, en karanlık hallerini çözümlemeyi seviyorsanız...
Eğer benim gibi atmosferi yoğun, psikolojik derinliği olan, okurken hafif huzursuz eden türde kitapları seviyorsanız...
Ve özellikle psikolojik gerilim seviyorsanız ...
Tam bir oturuşta bitirilecek kitap.
Issız bir otoyolda, eski bir benzin istasyonuna girdiniz. Market sessiz ve bomboş...
İçinizde garip bir his var, tuvalete girip yola devam etmek istiyorsunuz...
Tuvalete giriyorsunuz ama tam çıkacağınız sırada kapının dışarıdan kilitlendiğini fark ediyorsunuz...
Gecenin sessizliği,yerini ölümcül bir tuzağa bıraktı!
Kilitli kapının ardındaki gerçek belki de doğaüstü değildi.
Çünkü insanın gömdüğünü sandığı korkuları en sıradan durakları bile kâbusa çevirebilirdi...