·248 syf.····Okunma: 29 Mayıs 2018 00:00 Köyden kente göçün ve kapitalizmin çeperlerinde (gecekondularda) tutunmaya çalışan yoksul köylülüğün o sancılı dönüşümünü, büyülü gerçekçiliğin diliyle anlatan sarsıcı bir başyapıt. Latife Tekin, Huvat Aktaş ve ailesinin kentin acımasız çarkları arasında nasıl ezildiğini, geleneksel bağların kapitalist modernite karşısında nasıl un ufak olduğunu Dirmit'in o saf isyanı üzerinden işler. Romandaki cinler, periler ve batıl inançlar aslında bir fantezi değil; pre-kapitalist bir bilincin, metropolün o soğuk ve yabancılaştırıcı gerçeğine karşı ürettiği çaresiz bir savunma mekanizmasıdır. Sınıf atlama hayalleriyle parçalanan ailenin trajedisi, Türkiye'nin o çarpık kentleşme ve proleterleşme sürecinin edebi bir otopsisidir.