Selamlar, size bir önerim daha var aynı yazardan…
Can ile tanışalım mı?
Babasının isteği üzerine hukuk okuyan bir genç. Ailesinden, babasından rahmetli annesinden bahsederken imrendim ona.
O mutluluk ve huzur herkese nasip olmaz hele dayıları ile olan tatlı sohbet.
Can biraz çapkın… Çokça samimi ve bence biraz da aceleci hayata karşı..
Onun yol ayımı hukuk okumuş olmasına rağmen Beyazıt’ta bir kitapçı dükkanı açmış olması. Zamanla satışların gidişatından dolayı yer değiştirmek ister; tam bu kısımda en yakın dostu İsmail devreye girer ve ona İstiklal caddesinde bir dükkan bulur..
Can’ın yeni dükkanın adı artık ‘Sevgi Kitabevi’dir. Onun işi her ne kadar kitap satmak olsa da daha çok Ayşe’yi bulmak!
Ayşe ise eski sevgilisi, arkadaşı.. Ayrılığın üzerinden 2 yıl geçmiş ama yaşanmışlıklar var ya onu bulmak ister işte!
Can günlerce İstanbul sokaklarında Ayşe’yi araya dursun, kitabevinde çalışanı Eylül’ün ona yanık olması, endamına vurulduğu Funda ve çocukluk aşkı Çiğdem…
Tüm bu kafa karışıklığının ardında yolunun kesiştiği Osman amca ile Can’da büyük bir değişim ve dönüşüm süreci başlar..
Biz Can’ın dilinden hep okuruz kitabı. Yazarın dili o kadar samimi ki ben Can’ı dinlerken hep İstanbul sokaklarında yürüyor, keşfediyor ve sohbet ediyormuş gibi hissettim. Hiç sıkılmadım ve bu durum inanılmaz hoşuma gitti. Hafifledim ve iyi geldi.
Bazen hayatı akışına bırakmak gerekir..
Bir bakmışsın o en doğru yolu önüne sunmuş bile!