Kufüvden Kopuşun Sosyolojik Bedeli
​TÜİK’in 2025 verilerinde Gaziantep’in en yüksek evlilik, İzmir’in ise en yüksek boşanma oranına sahip olması, bir coğrafya farkından ziyade bir zihniyet ve medeniyet kırılmasının ilanıdır. İslam’ın aile saadetini üzerine bina ettiği kufüv dengesi; modernitenin sunduğu dünyevi hevesler ve fıtrata aykırı eşitlik iddialarıyla yırtıldığında, aile bir huzur limanı olmaktan çıkıp bir çatışma alanına dönüşmektedir. Özellikle İslami düşünce dünyasından uzaklaşan seküler anlayışta, kadının geleneksel ve manevi rollerinden sıyrılıp sadece maddi güç odaklı bir yaşamı öncelemesi, ailedeki kavvamiyet makamını sarsmıştır. Kur'an-ı Kerim'in erkeğe yüklediği, sadece ekonomik bir üstünlük değil, ailenin manevi ve idari muhafızlığı anlamına gelen kavvam sıfatı; modern hayatın bireysel hevesleri ve kadını erkekle yarıştırmaya dayalı sahte eşitlik modelleriyle aşındırılmıştır. ​Kavvamiyetin zayıfladığı, kufüv dengesinin ise dünyevi hırslara feda edildiği bir iklimde, evlilikler ruhun sükünet bulduğu mukaddes bir bağ olmaktan çıkıp, nefislerin çarpıştığı geçici ortaklıklara indirgenmiştir. İzmir’deki istatistiki tablo, bu manevi kolonların çöküşünün bir neticesidir; zira huzur, ancak her iki tarafın kendi fıtri makamına teslim olduğu bir uyum içerisinde mümkündür. Eğer ailede kavvamlık ehliyetle temsil edilmez ve eşler birbirine manevi bir denklik/ kufüv ile bağlanmazsa, evlilik kurumu modernitenin ihtiyaç karşılayamama sığlığına kurban edilerek bir hüsrana dönüşecektir. İslam hukuku fıtrata en uygun olanı tavsiye eder, Allah tavizsiz teslim olabilme şuurunu bizlere nasip etsin.
Duygu ve Düşünce
·
167 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.